Connect with us

Gündem Haber

Sosyal medya Bahçeli’nin bu sözlerini konuşuyor

Published

on

MHP lideri Devlet Bahçeli’nin 14 Haziran 2016 yılında Meclis’teki grup toplantısında söylediği sözler Zarrab davasıyla birlikte yeniden gündeme geldi.

17-25 Aralık kumpasının bir FETÖ oyunu olduğunun da altını çizen Bahçeli, “Şu sıralar ABD’ye gitmeyin, pek görünmeyin. Sular durulsun, ortalık yatışsın, başınızı kumdan çıkarmayın. Sık sık ABD’ye giderseniz İranlı kaçakçı (Reza Zarrab’ı kastediyor) adınızı verirse Okyanus ötesinde yandaş hakim ve savcı da bulamazsınız. İnat etmeyin 17-25 Aralık’ın dumanının okyanus ötesinde tüttüğünü dünya görüyor” demişti.
Bahçeli’nin geçtiğimiz yıl grup toplantısında Reza Zarrab’ı kastederek söylediği sözler yeniden gündeme geldi. Video kısa sürede sosyal medyada en çok paylaşılanlar arasına girdi.

Bahçeli’den Arınç hakkında sert sözler

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında konuştu. Bahçeli konuşmasında ,”Bir kısım siyasi mevtanın MHP’ye marazı varmış. Bunlar gelsinler de dertlerini külahıma anlatsınlar. Bunların ipiyle suya inilmez” dedi.

İşte Bahçeli’nin konuşmasından satır başları:

Bazıları tıpkı karaçalı gibi araya girmek dedikodu çarkı çevirmek için zannedersiniz özellikle çalışıyorlar. Bir kısım siyasi mevtanın MHP’ye marazı varmış. Bunlar gelsinler de dertlerini külahıma anlatsınlar. Bunların ipiyle suya inilmez. Her defasında akıllarını başlarına almalarını söylüyoruz, ne çare. Bana mısın demiyorlar. Köksüzlüğün pençesindeler, kimliksizliğin esiri olmuşlar.

Birlik ve beraberlik yara almış olsa, emperyalizm hakimiyet kursa, milli ve yerli ne varsa tökezleyip yere düşse bu kripto niyetler alkışlayacaktır.

İmralı canisine hürmet edenler, FETÖ ile aynı çuvala girenler elbette bize itiraz edecekler, rezilliklerinin altında ezileceklerdir.

Unutmayınız ki iki yüzlünün dilinde kalbinde kahredici fesat gizlidir. MHP’nin milliyetçiliğine itiraz edenlere, yaşlı gözleriyle kum torbasına dönenlere tavsiyem, önce edep, önce adap, önce adamlık öğrenin.

Bir gün camide safa girip, diğer gün kilisede mum yakanlar bizi anlayamaz. Dengesi kaybolanların, korkuyla ürperenlerin dili laçkaya dönermiş.

Bizim Pensilvanya yetiştirmelerinden, FETÖ’cu yurtsuzlardan duyacağımız yoktur.

Türk milliyetçiliğine itiraz edenler, hakaretten geçinenler unutmayınız ki ya kandil ya pensilvanya ya da imralı’ya köle olmuş, yıkım yozlaşma hayranlarıdır. Hiçbir parti birbirine benzemek zorunda değildir, bu doğru da değildir. Her partinin her fikrin kendine özgü bir alanı vardır. Ancak vatan savunmasında millet mücadelesinde milli olmak konusunda ortak zemin, aynı şuur birdir. Ve şu anda bu durum hamdolsun Türkiye’de vasat bulmuştur.

Mısır’ın El Ariş kentindeki camide Cuma namazı esnasında hunhar bir terör saldırısı düzenlenmiştir. 27’si çocuk olmak üzere tam 305 kişi hayatını kaybetmiş, 120’yi akın kişi de yaralanmıştır. Bu korkunç bir terör eylemidir. Şiddetli bir insanlık suçudur. Sayıları 25 ila 30 arasında değişen teröristler bombalarla, otomatik silahlarla ölüm saçmışlardır. Mısır halkına başsağlığı dileklerimi iletiyorum, insanlık dışı eylemi şiddetle lanetliyorum.

Camiye saldırı İslam’a savaştır, mazlumlara kurşun en ağır günahtır. Bu kanlı saldırıyı IŞİD’in yaptığı dile getirilmiştir. IŞİD’li canilerin sakal bırakması boşunadır, bu alçak teröristlerin İslamla en ufak bağlantısı yoktur. Bunlar Müslüman görünümlü müşrik, insan görünümlü canavarlardır. Dün tüm yurtta ve dış temsiliklerde bir günlük yas ilan edilmiştir. Bu siyasi tasarruf isabetlidir. Bu karar terörizme karşı ortak bir cephenin, refleksin tesisinde önemli bir adımdır. Mısır ile tarihsel bağlarımız güçlüdür. Mısır ile kültürel ilişkilerimiz eskilere dayanmaktadır. Mısır’daki vahşete en üst seviyeden tepki gösterilmesi makul ve makbul bir hamledir.

İran Cumhurbaşkanı “IŞİD sona erdi” dese de bu açıklamanın somut bir delilini görmek mümkün değildir. IŞİD diğer terör örgütleri gibi barbardır, gaddardır, vandaldır. FETÖ, IŞİD’in kılık değiştirmiş halidir. İki terör örgütü arasında azımsanmayacak benzerlikler vardır. IŞİD’i kuran çevrelerle, FETÖ’Yü besleyenlerle aynıdır. Her IŞİD’li FETÖ’cü, her FETÖ’cü IŞİD’li PKK’lı Türk düşmanlarıdır. Bunların hepsi aynı tornadan çıkmışlardır.

Ne acıklı bir manzaradır ki İslam ülkelerini adeta ambar gibi deşiyorlar. Bugünkü şartlarda IŞİD’in neden olduğu devasa yıkım üzerine konuşan kaç ülke vardır? IŞİD’in İslama verdiği hasarları, açtığı derin yaraları, ortadoğu’da neden olduğu geniş yarıkları sorgulayan alimler, din adamları ne yapıyor, neden geride duruyorlar?

Teröristlerin Türkiye’de ne yapacakları, hangi ahin saldırıların hazırlığı içinde oldukları belirsizliğini korumaktadır. Küresel güçler PKK YPG PYD’yi silahlandırırken, bir yandan IŞİD ve FETÖ’yü üzerimize kışkırtmaktadır. Nasıl bir karanlık senaryo devrededir? Bu senaryo islam ülkeleri tarafından hangi gerekçeyle görmezden gelinmektedir?

PKK PYD ile aynı karede, gündüz şapkalı gece külahlı parçalarıdır. karşımızda iğrenç bir tertip vardır. ABD Başkanı, “IŞİD’i Obama kurdu” demişti. Şu gerçeği bilmek lazımdır ki hiçbir terör örgütü dış desteksiz yaşayamayacaktır.

Türk milleti varlığının bedelini ödemiş, sırasını savmıştır. Helal ve tertemiz kanlarını döke döke bu toprakları yurt yapmıştır ve konu kapanmıştır. Terör örgütleri kimlere sırtını dayarsa dayasın, haçlı hayalleri gözlerini karartırsa karartsın, vatan Türk’tür, millet Türk’tür, Türk milleti tek bir insanından vazgeçmeyecek, ihaneti zilletiyle birlikte boğacaktır.

İran Cumhurbaşkanı Ruhani, Rusya Devlet Başkanı Putin ve Cumhurbaşkanı sayın Erdoğan, Soçi’de bir araya gelmişlerdir. Bu yıl içinde 8 defa görüşmüşlerdir. Garantör ülkeler şu ana kadar kazasız belasız eşgüdüm halinde çalışmışlardır. Bu durum ümit ve memnuniyet vericidir. Türkiye, İran ve Rusya’nın IŞİD Nusra cephesi ve BM tarafından tanımlanan tüm terör örgütlerinin yenilgiye uğratılmasına yönelik işbirliğini sürdürecek olmaları önemli bir kazanımdır.

Eğer PYD’nin bahsi geçen kongreye katılım halinde Suriye’nin bağımsızlığından bahsetmek anlam ve muhtevasını kaybedecektir. PYD demek PKK demektir. PKK demek düşman demek, bebeklere kurşun sıkan, masumlara bomba fırlatan, hainliği meslek edinmiş şerefsizlik demektir. Türkiye Soçi ruhuna saygılıdır. Soçi’den çıkan sonuç sadece Suriye’yi değil, Türkiye ve bölge ülkeleri birinci derece etkileyecektir. Rusya’nın PYD ile arasına mesafe koyması temennimiz ve arzumuzdur.

Soçi’de süreç bu şekilde işliyorken, Türkiye ile ABD arasında bir telefon diplomasisi yaşanmıştır. ABD Başkanı Trump, cumhurbaşkanı Erdoğan’ı aramıştır. Sanki nedamet getirir gibi değerlendirme yaparak, Ortadoğu’da kaybedilen hayatlardan ve 6 trilyon dolarlık hatanın varlığından memnuniyetsiz olduğunu ilan etmişti. En azından bu sözleri gecikmiş bir vicdan muhasebesi şeklinde yorumladığımızı söylemek isterim. Biz dostlukla gelene hoş geldin, düşmanlıkla gelene ise hoşt demekten gocunmayız.

Sayın Erdoğan telefon görüşmesinin olumlu geçtiğini açıklamıştır. Dışişleri bakanı, PYD’de artık silah verilmeyeceğini açıklamıştır. İster istemez kafalardaki soru işaretleri artmaktadır. Geride kalan yıllarda PKK’nın doğusuna çekeceğini söylemiş, fos çıkmıştı. Silahların seri numaralarını vereceğini söylemişti, asılsız çıkmıştı. Anlık istihbarat paylaşımı yapacaktı, terör örgütleriyle paydaş oldu. Beyaz saray yönetimi bugüne kadar PYD YPG’ye TIR’la silah gönderdi. Hafif ve ağır makineli tüfekler, kızılötesi dürbünler, ABD’nin PKK’ya kirli ikramlarından bazıları olarak da hafızalardadır. Şunun farkındayız ki, ABD’nin hava eğitim ve silah desteği olmadan PKK terör örgütlerinin sınırlarımızın dibinde tutunmaları imkansızdır.

Şu sıralarda ABD’de süren bir yargı süreci vardır. Türk vatandaşı, İran kökenli karanlık bir şahıs üzerinden adeta Türkiye yargılanmak, sorguya çekilmek istenmektedir. Buna hiçbir ülkenin hiçbir gücün hakkı yoktur. Amerika’daki dava yargı yetkisi bakımından hukuki olmaktan çıkmış, siyasallaşmıştır. Sanığı tanığı itirafçısı savcısı ve yargısıyla Türkiye’yi hedef alan komplo senaryosu ortaya konmuştur.

“ZARRAB DENİLEN ŞARLATAN…”

Zarrab denilen şarlatan ABD’nin kendi kanunlarına göre bir suç işlediyse yargılansın ve hak ettiği cezaya çarptırılsın. Buna kim itiraz edebilir? Türkiye’de işlenen bir suç varsa bunun hesabının sorulacağı yer de Türk yargısıdır. Bu kirli şahıs, bu suçlar için Türkiye’ye iade edilmeli, ABD elindeki belgeleri Türkiye’ye vermelidir. Cezası verildikten sonra Türk vatandaşlığından çıkarılmalıdır.

Türkiye’deki bazı çevrelerin bu senaryoyu alkışlamaları, buna ümit bağlamaları bir zillettir. Yandaş görünen çevrelerin her vesileyle FETÖ konusunda günah çıkartmaya çalışanların da ellerini ovuşturduklarını görüyoruz. Zarrab davasından sinsi hesaplarla bu davaya bel bağlamak vatanseverlikle de dürüst siyaset anlayışı ile de bağdaşmayacaktır.

Bizim şahıslarla ilgili bir telaşımız yoktur. Hiç kimsenin avukatı da değiliz. Biz Türkiye’nin onurunun haysiyetinin peşindeyiz. Türkiye ahlaksızca yargılanırsa, Türk bankacılık sistemi ve ekonomi ağır bir hasara uğrarsa siyaset kurumumuz Amerikalı yargıcın elinde oyuncak olursa bundan kim kazançlı çıkacaktır? Böyle bir depremden kim siyasi zafer kazanacaktır?

Siyaset Türk ahlak ve töresine göre yapılır, adam gibi yapılır. Türkiye’nin haysiyeti üzerinden siyaset olmaz. Türk töresinde, Türklüğün geleneğinde pusu kültürüne yer yoktur. FETÖ ihaneti yeni melanetler peşinde koşarken, bu alçakların değirmenine su taşımak neyle izah edilecektir? Siyasi hesaplar uğruna Türkiye’yi sırtından hançerlemek ihanetin daniskasıdır.

Rıza Zarrab’ın yargılanması ancak ve ancak Türk mahkemelerinde sağlanmalıdır. Bu kaçakçının işlediği hangi suç varsa, hukuki sınırlar bellidir. ABD, Türkiye’nin itibariyle saygınlığıyla siyasi ve ekonomik haklarıyla oynamayı nasıl planlamaktadır? Bizim ABD’nin yargı sisteminden alacağımız, duyacağımız hiçbir şey yoktur. Yabancı bir ülkenin ağzına bakarak, bize ne düşer diyerek siyaset yapmak da bizim şerefli mazimizde olmayan, görülmeyen bir ilkesizlik ve ahlaki düşkünlüktür.

Eğer onurumuza sahip çıkmazsak, bağımsızlığımızı korumazsak, ses çıkartmazsak Türkiye’yi bekleyen dış güçlerin mandası altına girmek olacaktır. Bunu Türk milliyetçileri asla kabul etmez ve bunun hesabını sorar. Türkiye Cumhuriyeti tam bağımsızdır böyle de kalacaktır.

loading...

Gündem Haber

Canan Karatay gerçek tıbbın 10 şifresini anlattı

Published

on

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Sağlık Sohbetleri kapsamında gazeteci Cansu Canan’ın sunumuyla Prof. Dr. Canan Karatay’ın konuk olduğu “Gerçek Tıbbın 10 Şifresi” konulu söyleşi, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.

Yaklaşık 2 saat süren söyleşi, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Sağlık Sohbetleri kapsamında gazeteci Cansu Canan’ın sunumuyla Prof. Dr. Canan Karatay’ın konuk olduğu “Gerçek Tıbbın 10 Şifresi” konulu söyleşi, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.

KARATAY, BEYRAN ÇORBASINI ÖNERDİ

Sağlıklı beslenmeyi bilimsel ölçütlerle ele alan Karatay, izleyenlere önemli tüyolar verdi. Sağlıklı beslenmenin yolunun, ekmeksiz, şekersiz ve unlu mamullerden uzak durmaktan geçtiğini bildiren Karatay, sabahları Gaziantep’in yöresel çorbası Beyran’ın tüketilmesini önerdi. Antep yemeklerini bir sanat eseri olarak tanımlayan Prof. Dr. Karatay, gençlere, “Fıstık yerseniz fıstık gibi olursunuz” tavsiyesinde bulundu.

HAKİKİ İLAÇLAR; YİYECEKLER

Diyabet, hipertansiyon ve kanser gibi hastalıkların 90’lı yıllardan sonra ortaya çıktığını, sağlıklı beslenerek tüm hastalıkların önlenebileceğini söyleyen iç hastalıkları ve kardiyoloji uzmanı Karatay, yiyeceklerin hakiki ilaçlar olduğunu vurguladı.

Prof. Dr. Canan Karatay, “Hastalıklardan korunmak için ilaçlara değil sağlıklı besinlere sarılmamız gerekiyor. Genetik denen hastalıklardan korunmak için her türlü ekmek, simit, pirinç, patates, mısır, makarna, börek, poğaça, şeker, çikolata, bal, reçel, pekmezden uzak durmalıyız. Sağlıklı bir şekilde güne başlamak için köy yumurtası, zeytin, peynir, köy tereyağ, badem, ceviz, kuru kayısı ve bol yeşillik tüketmeliyiz. Ben hangi besinlerin hangi hastalığa iyi geleceğini anlatmaktansa hastalıkların oluşumunu nasıl önleyebileceğimizi anlatıyorum. Vücutta sinsi sinsi başlayan hastalıkların temel nedeni kronik inflamasyondur. Bunu birçok faktör bir arada başlatır. En önemli ve temel başlatıcılar, insülin hormonunu direkt olarak yükselten glisemik indeksli, rafine karbonhidratlı yiyecek ve içeceklerdir. Yani kan şekeri ve insülin hormonunun kanda uzun süre yüksek seyretmesi sonucu başlayan mikropsuz kronik yangın. Önemli olan bu yangını başlatmamaktır. Eğer başlamışsa da temeline inip yangını söndürmek gerekir. Yangın söndürmek için ilaçlara gerek yoktur. İlaçlar yangına körükle gidiyor. Başta diyabet olmak üzere tüm kronik dejeneratif hastalıklar iyileşebilir. İyileşebilir dediğim hastalıkların hepsinin sebebi şeker. Bu yüzden başta diyabet, hipertansiyon, obazite olmak üzere tüm kronik dejeneratif hastalıklar iyileşebilmesi ve kronik yangını başlatan şekerden uzak durmak gerekiyor. İnsülini zıplatırsan yanarsın: İnsülinin yükselmesi demek kronik dediğimiz hastalıkların ortaya çıkması demek. Bel çevresinin azıcık genişlemeye başlaması insülinin yükselmeye başladığının belirtisi. Kan şekerini, insülin seviyesini normal seviyeye getirmek için bal, pekmez, baklava, reçel, sağlıksız karbonhidratlar tüketilmemeli. Ambalajlı ürünler, pirinç, makarna, patates kızartması, enerji içecekleri, hazır meyve suları, gazlı içecekler, unlu mamullerden uzak durmak gerekiyor. Aksi takdirde felç, gözde katarak, damar sertliği, kalp krizi, parkinson ve alzheimer ve depresyon gibi hastalıkların görülmesi kaçınılmaz.

BEYİN İÇİN EN ÖNEMLİ VİTAMİN B VİTAMİNİDİR

Kan şekerini düşürüp insülin direncini kıracak gıdalarla beslenmek gerekiyor. Sağlıklı proteinler, sağlıklı yağlar ve sağlıklı karbonhidratlarla beslenip köy yumurtası, köy tereyağ, doğal etler, hakiki zeytinyağ tüketilebilir. Böylece tokluk hissi oluşur, kan şekerinde ani çıkışlar olmaz, karaciğer, pankreas, mide ve bağırsak görevlerini rahatça yerine getirir, metabolizma yavaşlamaz, yağlar depolanmaz, şişmanlık ve obezite önlenir, şeker hastalığı gelişmez. Bahar mevsiminde 30-40 enginar yemek karaciğeri korur. Lahana, karnabahar ve brokoli bol miktarda tüketilmelidir. Omega 3, A, D, E, K, B, C vitaminleri ile çinko, klor, potasyum, sülfür, sodyum gibi vitamin ve mineralleri sebze ve meyvelerle vücuda takviyeler yapmak gerekiyor. Beynimiz ve sinir sistemimiz için en önemli vitamin B vitaminidir. Birçok bilimsel çalışmada B vitaminin ileri yaşlarda hafıza kaybını önlediği öğreniliyor. B6 vitamini alzheimer hastalığı riskini azaltır. Ispanak, sarımsak, balık, kırmızı et, havuç, yumurta, kuruyemiş tüketilebilir. Çinko kaybı da kısırlık ve depresyon gibi rahatsızlıklara sebep oluyor. Fast food ile beslenmekten uzak durmak gerekiyor. İyot eksikliği meme kanseri başta olmak üzere birçok kanser riskini artırıyor. Deniz börülcesi, kaya koruğu, balık çeşitleri ve kristal kaya tuzu bu bağlamda tüketilmeli. İşlem görmüş ve raf ömrü uzatılmış her gıda ürünü hasta eder. Bu yüzden gıdalara konulan kimyasalların ve toksinler vücuda girmemesi lazım. Vücut canlı bir organizma olduğu için bunları kabul edemiyor.

SİYEZ UNUNDAN YAPILAN EKMEK TÜKETİN

Kristal kaya tuzu tabiattaki doğal haliyle 84 minerali dengeli olarak barındırıyor. 10 bin yıl önce Çin’de bulunan tabletlerde sağlığa olan faydası anlatılmıştır. Kristal kaya tuzu buzdolabı çıkıncaya kadar bütün yiyeceklerin konservasyonu için kullanılmıştır. O kadar kıymetlidir ki beyaz altın denilmektedir. 19’uncu yüzyılda Fransız İhtilali’ni başlatan en önemli sebeplerden biri de kralların halka tuz vermemesidir. Krallar ve aristokratlar hakiki tuzu elinde tutup yüksek fiyata satmak için halka vermedi. Sıcak suya katıp gargara yapıldığında boğaz ağrınız geçer. Burnunuza çektiğinizde burnunuz açılır gırtlağınız temizlenir. Biraz içerseniz mideniz rahatlar, gazınız gider. Tansiyonu da dengeler. Vücut minerallerinden hücre içi minerallerine kadar en önemli maddelerden biri magnezyum ve potasyumdur. Magnezyumun önemi uzun yıllar göz ardı edildi ama enerjimiz, sinir sistemimiz, migren hastaları, böbreklerimiz, diyabet hastaları, gebeler ve aslında hepimiz sağlıklı bir yaşam sürmesi için magnezyum çok önemli. Bu yüzden bol bol ceviz ve badem gibi kuruyemişler yemeliyiz. Modern cüce buğday hayatımıza girdiği günden itibaren hastalıklar inanılmaz derecede artış gösterdi. Bağırsaklarda yaşanan sorunlar ve buna bağlı hastalıklar da arttı. Modern buğdaydan yapılan ekmekler tüketilmemeli. Onun yerine siyez unundan yapılan ekmekler tüketilmeli” dedi.

Söyleşinin ardından Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Deniz Köken, gazeteci Cansu Canan ile Prof. Dr. Canan Karatay’a fidan sertifikası takdim etti.

loading...
Devamını Oku

Gündem Haber

Ahmet Hakan ‘şaşırmayın’ deyip açıkladı: Yakında AK Parti ve MHP’den

Published

on

Hürriyet yazarı Ahmet Hakan, bugünkü yazısında AK Parti ve MHP’nin yeniden anlaşma yoluna giderek ittifak yapacakları görüşüne yer verdi.

Yerel seçimlere yönelik AK Parti-MHP ittifakı bozuldu. Her iki parti yöneticileri ittifaka dönüş sinyalleri veriyor. AK Partili Mehmet Özhaseki, dün “Formül bulunursa konuşulur. İpler kopmuş değil.” açıklamasını yaptı. İşte bu gelişmeler altında Hürriyet yazarı Ahmet Hakan’dan bugün dikkat çeken bir yazı geldi.

“UFAKTAN YENİDEN TEMASLAR BAŞLAMIŞ”
“YEREL seçimde AK Parti-MHP ittifakı suya düşünce… Ufukta bu işten iki partinin de zarar göreceği ihtimali belirdi. İşittiğime göre… Ufaktan ufaktan yeniden temaslar başlamış. Yakında AK Parti ve MHP’den… “Biz yeniden anlaştık, ittifak yapacağız” diye bir açıklama işitirseniz sakın şaşırmayın.”

loading...
Devamını Oku

Gündem Haber

Büyük şehirleri kan gölüne çevireceklerdi Diyarbakır’da yakalandılar

Published

on

DİYARBAKIR ‘ın Dicle ilçesinden herkesi korkutan bir son dakika haberi geldi. Metropol illerde saldırı hazırlığında olduğu tespit edilen PKK’lı 3 terörist, silah ve mühimmatları ile yakalandı. Malatya’da ise bomba yüklü araç ele geçirildi.

İstihbaratı değerlendiren Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığı ekipleri Dicle ilçesinde eylem hazırlığında teröristlerin olduğu yönünde bilgiye ulaştı.

Eylem yapmaya hazırlanan teröristleri takibe alan ekipler, uygun bir sırada operasyon için düğmeye bastı. Diyarbakır’ın Dicle ilçesinde gerçekleştirilen başarılı operasyon ile eylem hazırlığında olan teröristler kıskıvrak yakalandı.

Silah ve mühimmatlarla birlikte sağ yakalanan teröristler ifadesi alınmak üzere Dicle İlçe Jandarma Komutanlığına götürülürken, bölgede geniş kapsamlı çalışmanın devam ettiği bildirildi.

SİLVAN VE KULP’TA 4 TERÖRİST ÖLDÜRÜLDÜ Silvan ve Kulp ilçeleri kırsalında ise Pazar günü başlatılan “Bayrak 100” operasyon tamamlandı.Jandarma Özel Harekat Jandarma Komando timleri ile korucuların katıldığı operasyonda, aralarında İçişleri Bakanlığı’nın terörden arananlar listesi gri kategoride bulunan; sözde Amed Eyaleti Kendal alan sorumlusu Baran İlyas Karakoç’un bulunduğu 4 terörist etkisiz hale getirildi.

MALATYA’DA BOMBA YÜKLÜ ARAÇ Malatya’da bir otomobilde paketlenmiş 28 kilogram patlayıcı madde ile bomba düzeneği ele geçirildi. İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Elazığ-Malatya karayolundaki uygulama noktasında şüphe üzerine bir otomobili durdurdu. Aramada, aracın yakıt deposuna zulalanmış, C-4 olduğu değerlendirilen 28 kilogram patlayıcı madde ile elektrikli fünye ele geçirildi.

Araç sürücüsü A.R.Ü. gözaltına alındı.

loading...
Devamını Oku

Gündem Haber

Eğitim değil Çin işkencesi! 5 yaşında ama…

Published

on

Çin’de aileler çocuklarını ülkenin seçkin özel okullarına yazdırabilmek için alışılmadık yöntemler deniyor. Ortaya çıkan 5 yaşındaki bir öğrencinin CV’si ise durumun vehametini ortaya çıkardı. 5 yaşındaki çocuğun CV’inde 10 bin okuduğu, nelerden hoşlandığı, deneyimleri, seyahat ettiği ülkeler yer alıyor.

Çin’in popüler sosyal medya platformu Weibo’da paylaşılan 5 yaşındaki bir çocuğa ait özgeçmiş, binlerce kişi tarafından paylaşıldı ve ülkede gündem konusu oldu.

YOĞUN REKABET YÜZÜDEN…
15 sayfadan oluşan özgeçmiş, ülkedeki özel okul sisteminin çocukları erken yaşta yoğun bir rekabetin içine itmesinin ne derece doğru olduğu konusunu tartışmaya açtı. Özgeçmişte, 5 yaşındaki çocuğun ‘kendisine güvenen’ bir birey olduğu ifade ediliyor ve ‘çok farklı alanlarda zengin deneyimlerinin’ bulunduğu vurgulanıyor.

CV’DE NELER VAR NELER
Özgeçmişte ayrıca çocuğun çok sayıda hobisi olduğu vurgulanıyor ve piyano çaldığı hip-hop dansı yaptığı, futbol oynadığı ve satranç benzeri bir strateji oyunu olan Go’da çok başarılı olduğu söyleniyor.

HEM İNGİLİZCE HEM DE ÇİNCE 10 BİN KİTAP
Özgeçmişin bir bölümünde 5 yaşındaki çocuğun hem İngilizce hem de Çince olmak üzere toplamda 10.000’den fazla kitap okuduğu iddia ediliyor. Başka bir bölümde ise çocuğun o güne kadar seyahat ettiği ülkeleri gösteren bir harita bulunuyor.

AŞI YAPARKEN AĞLAMIYOR
Çocuğun karakterine dair hazırlanan bölümdeyse, ‘güçlü bir karaktere sahip olduğu’ ifade ediliyor ve bu görüşü desteklemek için aşıları yapılırken ağlamadığı örneği veriliyor.

EĞER AZAR YERSEM…
‘Yenilgiye tahammül edebilir’ ifadesi altında ise “Eğer azar yersem, kendime hızla çeki düzen verip derslerime dönebilirim” sözleri yer alıyor. Haftada üç İngilizce kompozisyon yazdığı belirtilen çocuğun, yazılarında duygularını kağıda dökmeyi sevdiği de vurgulanıyor.

BİR ÖMÜR UĞRAŞSAM YAPAMAM
Sosyal medya kullanıcıları ise 5 yaşındaki bir çocuk için 15 sayfalık bir özgeçmiş hazırlanmasının hem şaşırtıcı, hem de ürkütücü olduğunu söyledi. Bir Weibo kullanıcısı “Ben bu çocuğun 5 yaşına gelene kadar yaptıklarını bir ömür boyu yapamam” dedi.

SEÇKİN OKULLAR İÇİN YAPIYORLAR
Bazı kullanıcılar ise gördükleri özgeçmişin kendilerini çocuk yapma fikrinden caydırdığını belirtti. Çin’de aileler çocuklarını ülkenin seçkin özel okullarına yazdırabilmek için alışılmadık yöntemler deneyebiliyor.

Bazı özel okullar öğrencileri seçerken anne ve babaları da değerlendirmeye tabi tutmaya başlamış durumda. Özel okullara giriş baskısının yarattığı rekabetle ülkede okul sonrası özel derslere ve müzik eğitmenlerine olan talep de giderek artıyor.

HÜKÜMET UYARMIŞTI
Çinli eğitim danışmanlığı firmaları, öğrencilere özel kişiselleştirilmiş çalışma programları hizmeti veriyor ve sınav koçluğu yapıyor. Çin hükümeti ise çocuklar için özgeçmiş hazırlanmasını onaylamıyor.

Şubat ayında Şangay’daki özel okullara gönderilen bir talimatta öğrenci seçimlerinde anne ve babaların gönderdiği çocuk özgeçmişlerinin değerlendirmede dikkate alınmaması istenmişti.

loading...
Devamını Oku

Gündem Haber

Şehit babasının anlattıkları kan dondurdu

Published

on

Tunceli’de donarak şehit olan oğlunun haberini mezarlıklar müdüründen aldığını doğrulayan Hasan Türkel, “İşte ben de o an oğlum gibi dondum” dedi.

Tunceli’de donarak hayatını kaybeden iki askerinden biri olan Asım Türkel’in babası Hasan Türkel, çocuğunun şehit olduğu haberini mezarlıklar müdürlüğü tarafından verildiğini doğruladı. Türkel, telefonda haberi aldığı an için “İşte ben de o an oğlum gibi dondum” dedi.

Sözcü gazetesinin Ankara temsilcisi Saygı Öztürk, “Baba anlatıyor: O an oğlum gibi ben de dondum” başlıklı yazısında Hasan Türkel’in ifadelerine yer verdi.Öztürk’ün yazısı şöyle:

Tunceli’nin Nazımiye ilçesinin 2 bin 400 rakımlı bölgesinde iki tim yani toplam 24 asker bulunuyordu. Teröristlerin geçiş yolunu kapatmışlardı. Bu timlerden birisinde Mersinli uzman çavuşlar Asım Türkel ile Ferruh Dikmen de görevliydi. Hava koşulları nedeniyle helikopterle ulaşılamadığı öne sürüldü, bu yüzden timi yaya giden ekiplerin kurtardığı açıklandı.

Asım Türkel’in babası, oğlunun şehit olduğunu ve nerede toprağa verileceğini mezarlıklar müdürlüğünde görevli bir personelin telefonuyla öğrendi. Vah ki vah… Şehit haberleri böyle mi veriliyordu? Neyse ki Ferruh Dikmen’in şehit olduğunun haberini Silifke kaymakamı aileye bildirdi. Şehit haberlerinin ailelere ulaştırılmasında standart kalmamış.

OLAY YERİNE GİDECEK

Dün baba Hasan Türkel’le konuştum. “Evet, bana çocuğumun şehit olduğu haberini mezarlıklar müdürlüğünden telefon eden kişi söyledi. İşte ben de o an oğlum gibi dondum” diyor. Operasyon günü üzerlerinde bulunan giysiler, kış koşullarına göre uygun muydu? Baba da bilmiyor, “Bunu gidip orada öğreneceğini” belirtiyor. “Sizi içeriye alırlar mı?” diye sorduğumda “Almaya mecbur olduklarını” belirtiyor, “Nasıl almazlar?” diye öfkeleniyor.Hasan Türkel’e oradaki görevliler ne diyecekler bilemem ama oğlunun şehit olduğu haberini telefonla bildiren mezarlıklar müdürlüğündeki görevlinin “tutuklandığı” kendisine söylenmiş. Bu konuyu araştırdığımda, böyle bir durumun söz konusu olmadığını öğrendim. Yani şehit babasına doğru bilgi verilmemiş. Mezarlıklar müdürlüğündeki gariban görevlinin üzerine sorumluluk yıkılacağına, asıl yetkililerin niçin zamanında aileye şehit haberini usulüne uygun bir biçimde vermedikleri soruşturulmalı.Bir başka şehit babası, Nihat Dikmen’in de oğlunun donduğu gün giydiği kıyafetle ilgili bazı kuşkuları var. Şehitlerle aynı birlikte olan arkadaşlarından da bazı şeyler öğrenmişti. Jandarma Genel Komutanlığı kıyafetlerin gönderildiğini belirtiyor ama o gönderilenler askerlere dağıtıldı mı onu açıklamıyorlar.Operasyona giden timlerin yanında doktor bulunurdu, şimdi yok. Doktor gönderemiyorsanız bile en azından ilk yardım konusunda, donmaya karşı alınacak önlemleri  askerlere öğretmek bu kadar zor mu?

BU OLAY YAŞANMAZDI

6 yılı terörle mücadelede geçen efsane Bolu Komando Tugayı’ndan, emekli Albay İsrafil Aydın’dan son olaya ilişkin en azından benzeri yaşanmaması için önemli uyarılar var. Komutandan dinliyorum:“Bu millet ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti imkanlarının ötesinde Mehmetçiğe verilmesi gereken her türlü giyim, kuşam, silah ve teçhizat ve iaşenin en iyisini ve en modern olanını vermektedir. Operasyon icra eden birliğin envanterinde de; soğuk iklim çorabı, botu, içliği, im elbisesi, parkası, beresi ve tek er tarafından kullanılan cep sobası, ateş ve is çıkarmayan soğuk havalarda kullanılan taşınabilir soba mutlaka vardır.Bu tür olaylardaki temel problemler: Lider personelin eğitim ve tecrübe eksikliği, lider personelin operasyon öncesi ve operasyon esnasında yapması gereken kontrol, denetim eksikliği ile en önemlisi de tek erin eğitim ve tecrübe eksikliği ile  disiplin zafiyetidir. Eğer operasyon öncesi, bu malzemelerin alındığı hiyerarşik emir komuta zincirine bağlı olarak sıralı şekilde  tek er ve lider seviyesinde tek tek kontrol edilip alınsa idi bu üzücü olayla karşılaşılmazdı.

HER KOŞULDA ALINIR

Planlı operasyonlar için çok ayrıntılı kontrol listeleri, planlamalar ve hazırlıklar yapılır. Ani gelişen olaylar içinde önceden hazırlanmış özel timler ve onların her türlü hava şartları ve çatışma olasılıklarına göre teçhizat, silah ve mühimmatları hazır olarak mevcuttur.Operasyonlardaki olumsuz hava şartlarına ve terörist tehditlerine rağmen acil durumlarda; yaralı ve şehidin alınması gibi durumlar söz konusu olduğunda iniş yapamayan Türk helikopter pilotuna ben tanıklık etmedim. Helikopteri delik deşik olup, tek tekerleğini bir kaya parçası üzerine koyup, bu da imkansız ise hover’da bekleyip yaralı ve şehidi tahliye etmişlerdir.”

FOTOĞRAFINI İNCELEYİN

Operasyon bölgesinde bulunan Ferruh Dikmen de o günlerde ailesini aramadı, ailesi de ona telefonla ulaşamadı. Vefat haberinden bir gün önce Dikmen’den bir fotoğraf geldi. Bu onun son fotoğrafıydı. Jandarma Genel Komutanlığı, bazı yayın organlarını ayırıp jandarmanın giyimi ile ilgili bilgi verdi. Orgeneral Arif Çetin burada ayrım yaptı ve bizler o kıyafetleri göremedik.O gece Uzman Çavuş Ferruh Dikmen’in üzerindeki elbiselerle, basına tanıttıkları giysileri karşılaştırmalarını öneririm. “Gönderdik” demekle olmuyor. Siz gönderebilirsiniz ama onlar askere ulaştı mı, dağıtıldı mı? Müfettişler konuyu araştıracak. Eğer biraz vicdan varsa yalnız gerçekler açıklanmalı.

loading...
Devamını Oku

Gündem Haber

Tek tip askerliğin detayları belli oldu

Published

on

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın “2-3 ay içinde gelecek” dediği tek tip askerliğin detayları belli olmaya başladı.

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, tek tip askerlik sistemine ilişkin çalışmaların yoğun şekilde sürdürüldüğünü belirterek “Önümüzdeki günlerde bu tamamlanacak ve bundan sonra ülkemizin, kamuoyunun gündeminden mümkünse bu bedellidir, dövizlidir, 6 ay mıdır, 7 ay mıdır, asteğmendir, üsteğmendir lafını çıkarıp bunu bir zemine oturtma gayretimiz sürüyor” dedi.Türkiye gazetesinin haberinde Milli Savunma Bakanlığı’nın üzerinde çalıştığı taslağa göre, herkes 9 aylık tek tip askerlik yapacak. 

Bunun 3 ayı temel askerlik süresi ve zorunlu olurken, kalan 6 ay için bedel ödenebilecek.Bu bedelin ne kadar olacağı her yıl yeniden belirlenecek. Doktor, öğretmen, hakim ve sporcu gibi meslek sahiplerine, hangi dönemde askerlik yapacakları konusunda tercih hakkı getirilecek. Nitelikli mesleklere sahip olanlar, askerlik yaparken cephede değil, kendi meslek gruplarına uygun görevlerde süreyi tamamlayacak. Hangi meslek grubunun hangi şartlarda ve dönemlerde askerlik yapacağı konusunda, Milli Eğitim, Sağlık ve Adalet gibi bakanlıklardan alınan görüşler düzenlemeye rehber olacak

loading...
Devamını Oku

Facebook Sayfamız

Gündem Haber11 ay ago

Canan Karatay gerçek tıbbın 10 şifresini anlattı

Gündem Haber11 ay ago

Ahmet Hakan ‘şaşırmayın’ deyip açıkladı: Yakında AK Parti ve MHP’den

Gündem Haber11 ay ago

Büyük şehirleri kan gölüne çevireceklerdi Diyarbakır’da yakalandılar

Gündem Haber11 ay ago

Eğitim değil Çin işkencesi! 5 yaşında ama…

Gündem Haber11 ay ago

Şehit babasının anlattıkları kan dondurdu

Gündem Haber11 ay ago

Tek tip askerliğin detayları belli oldu

Gündem Haber11 ay ago

Çin zulmünden kaçarak Türkiye’ye sığınan Uygur Türklerine skandal muamele

Gündem Haber11 ay ago

Kızı okuldan ağlayarak dönünce…

Gündem Haber11 ay ago

‘Genel Emir’ yayımlandı, bundan sonra bunu yapan yandı

Gündem Haber11 ay ago

İstanbul’da markette kâbus dakikaları!

Gündem Haber11 ay ago

MHP’li Bülent Karataş: Af çıkmazsa cezaevleri karışır

Gündem Haber11 ay ago

Bakan Akar’dan askerlik açıklaması Tek tip askerlik mi geliyor?

Yaşam11 ay ago

Uzman çavuşların eğlencesi kanlı bitti

Gündem Haber11 ay ago

Halk otobüsünde küçük kıza taciz anı kameralara yansıdı

Yaşam11 ay ago

Vergi indirimi ile beyaz eşya fiyatları ne kadar olacak?

Genel11 ay ago

General Motors’tan flaş karar! Tam 18 bin kişi işten çıkarılacak!

Genel11 ay ago

İstanbul’un Ekim ayı enflasyonu belli oldu! İşte İTO’nun açıkladığı rakamlar

Gündem Haber11 ay ago

İşte Melih Gökçek’in MHP kararı! Mehmet Özhaseki açıkladı

Genel11 ay ago

Milli Eğitim Bakanlığı 20 bin sözleşmeli öğretmen atamasını açıkladı

Gündem Haber11 ay ago

Meghan Markle transparan eteğiyle dünyayı şoke etti!

Gündem Haber11 ay ago

Devlet Bahçeli’den cumhur ittifakı talimatı

Gündem Haber11 ay ago

Soğandan kötü haber! Tam 10 kat artacak

Gündem Haber11 ay ago

İşte büyük şehirler için AKP’de öne çıkan isimler

Gündem Haber11 ay ago

5 milyon Suriyeliyi barındıran Türkiye’ye soydaşımız 11 Uygur Türk’ü fazla mı geliyor?

Gündem Haber11 ay ago

PKK’nın kritik ismi Şırnak’ta sağ ele geçirildi!

Gündem Haber11 ay ago

Mediar Araştırma Şirketi’nin son anketi bomba İşte İstanbul’daki oy oranları

Gündem Haber11 ay ago

Bedrettin Dalan’dan MHP’ye yanıt İstanbul adayı olacak mı?

Yaşam11 ay ago

Bakırköy’de korkunç kaza! Çok sayıda yaralı var

Gündem Haber11 ay ago

Bir şirket daha konkordato ilan etti

Gündem Haber11 ay ago

Merkez Bankası merakla beklenen enflasyon tahminini açıkladı! İşte o rakam…

Gündem Haber11 ay ago

Kız kardeşiyle ilişkisi olduğunu öğrenince…

Gündem Haber11 ay ago

Bebekli kadını döverek bayılttı

Gündem Haber11 ay ago

AK Partili isimden çarpıcı Melih Gökçek yorumu! Aday olursa…

Gündem Haber11 ay ago

O şirketten çarpıcı kriz anketi!

Gündem Haber11 ay ago

Hulusi Akar’dan Fırat’ın doğusuna operasyon mesajı!

Yaşam11 ay ago

İşte FSM’den atlayan taksicinin son durumu!

Yaşam11 ay ago

Antalya’da uçak kazası! Kurtarma ekipleri bölgeye gitti

Gündem Haber11 ay ago

Erdoğan’dan Melih Gökçek açıklaması

Gündem Haber11 ay ago

Devlet Bahçeli’den EYT için yeni karar! Israrcı değiliz

Gündem Haber11 ay ago

Akşener’den Erdoğan’a maaş zammı tepkisi

Çok Okunanlar