Connect with us

Gündem Haber

TSK, Dujarric’in sözlerini paylaştı

Published

on

TSK, sosyal medya hesabı Twitter’dan BM Genel Sekreteri Sözcüsü Dujarric’in sözleri ‘flaş’ açıklaması olarak paylaştı. TSK, sosyal medya hesabından ilk defa böyle bir paylaşımda bulundu.

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreter Sözcüsü Stephane Dujarric’in Suriye’nin Afrinbölgesinde yaşanan olaylar hakkında yaptığı açıklamayı resmi Twitter hesabından yayımladı.

TSK, sosyal paylaşım sitesi Twitter hesabından BM Genel Sekreter Sözcüsü Dujarric’in PKK/YPG’yi kastettiğini belirterek “Afrin’deki yerel yöneticiler halen hiç kimsenin şehri terk etmesine izin vermiyor” sözlerini yayımladı.

TARİHÇE
Tarih boyunca “Ordu-Millet” olarak adlandırılan Türkler; başta Asya Kıtası olmak üzere Avrupa ve Afrika dâhil geniş coğrafyalarda çok sayıda devlet kurmuş, çeşitli yabancı kavimler, milletler ve devletler üzerinde hâkimiyet sağlamışlardır. Bozkır yaşantısının hareketli ve güçlü olmayı gerektiren zorlu şartları, Türkleri dayanıklı ve mücadeleci bir millet hâline getirirken güçlü ve iyi teşkilatlanmış ordular kurmalarında da önemli bir etken olmuştur.

MÖ 209’da kurulduğu kabul edilen ilk düzenli ve disiplinli Türk ordusunun Büyük Hun İmparatorluğu döneminde oluşturulduğu, bu yeni yapıda en büyük birliğin, 10.000 kişiden oluşan tümenler olduğu, tümenlerin binli, yüzlü ve onlu olmak üzere kademeli olarak küçülen birliklere ayrıldığı, söz konusu bu teşkilat yapısının küçük değişikliklerle tarih boyunca bütün Türk devletlerinde varlığını sürdürdüğü görülmektedir.

Türklerde ordu her zaman devletin en temel teşkilatlarından biri olmuş ve önemini daima korumuştur. Disiplin, teşkilat, eğitim ve silah yönünden mükemmeliyet Türk ordularının ortak özellikleri olmuştur. Bu yapısı sayesinde pek çok savaş kazanan Türkler, 1071 Malazgirt Zaferi’yle Anadolu’ya kesin olarak yerleşmişler ve kısa süre sonra Anadolu Selçuklu Devleti’ni kurarak Anadolu’yu kendilerine vatan yapmışlardır. Sonraki on yıl içinde öncü Türk beylerinin Ege ve Marmara Denizi kıyılarına ulaşmalarıyla Türkler için denizcilik alanında da yeni bir sayfa açılmıştır. Türkleri açık denizlerle tanıştıran ilk öncü kişi Çaka Bey olmuş ve ilk Türk donanması onun zamanında (1081) denize indirilmiştir. Alanya ve Sinop Tersanelerinde inşa edilen gemilerle Selçuklu donanması denizaşırı seferler yapabilecek güce ve kabiliyete ulaşmıştır.

Selçuklu askerî teşkilatını kendine miras alan ve Anadolu’da kurulan en güçlü Türk devleti olan Osmanlı Devleti ise bu mirasa ilave olarak kuruluşundan itibaren ordusunda yeni düzenlemeler yapmıştır. Bu düzenlemeler çerçevesinde; Orhan Bey zamanında, yaya ve atlı olmak üzere düzenli ve daimî ordu teşkilatı kurulmuştur. İznik Kuşatması (1327) esnasında deniz gücüne ihtiyaç duyulmuş ve bu ihtiyaç Karesi Beyliği’nden gönderilen Karamürsel Bey komutasındaki 24 gemilik bir filo ile karşılanmıştır. Ordunun ihtiyaç duyduğu gemilerin yapımı için aynı yıl Karamürsel’de bir tersane inşa ettirilmiştir.

I. Murat döneminde de ordudaki gelişim devam etmiş, çoğunluğu tımarlı sipahilerce oluşturulan ve Osmanlı ordusunun asıl savaş gücünü teşkil eden Eyalet Kuvvetlerinin yanı sıra yaya ve atlı birliklerinden teşkil edilen Kapıkulu Ocakları kurulmuştur. Böylece Osmanlı ordusu Kapıkulu Ocakları ve Eyalet Kuvvetleri isimleriyle aylıklı ve topraklı olmak üzere iki büyük sınıfa ayrılmıştır. Ordu yapısını bu dönemde güçlendiren Osmanlı Devleti Ege Denizi ve Karadeniz mihverine sahip olmak maksadıyla İstanbul ve Çanakkale Boğazları üzerinde Venediklilerle rekabete girişmiş ve bu durum daha büyük harp gemilerinin yapılmasına yol açmıştır.

Gerek kara gerekse deniz kuvvetlerindeki bu ilerlemeler, harp araç-gereç imalatında da yenilikleri gerektirmiştir. Bu amaçla kuruluş döneminin sonlarına doğru ok, yay, kılıç, tüfek, balta, barut, kurşun, zırh, miğfer vb. savaş malzemeleri yapmak veya tedarik etmek üzere Cebeci Ocağı; top dökmek üzere Topçu Ocağı; havan topu, mayın ve bomba yapmak üzere ise Humbaracı Ocağı kurulmuştur.

Fatih Sultan Mehmet Dönemi’nde başta Gelibolu Tersanesi olmak üzere büyük bir gemi inşa faaliyetine girişilmesiyle Osmanlı Devleti’nin ilk stratejik amaçlı donanması kurulmuştur. Bu donanma İstanbul’un fethinde büyük rol oynamıştır. Kanuni Sultan Süleyman zamanında Barbaros Hayrettin Paşa’nın Kaptan Paşalık makamına getirilmesiyle Osmanlı donanması en büyük gücüne ulaşmış ve 27 Eylül 1538’de kazanılan Preveze Deniz Zaferi’yle Akdeniz bir Türk gölü hâline gelmiştir.

18’inci yüzyıldan itibaren Türk askerî teşkilatında ve eğitim kurumlarında önemli yenilikler yapılmıştır. III. Selim döneminde günümüz modern Türk ordusunun ilk çekirdeği olan Nizâm-ı Cedid Ordusu kurulmuştur. Daha sonra Sekbân-ı Cedid Ocağı, Eşkinci Ocağı kurulmuş ve 1826 yılında Yeniçeri teşkilatının kaldırılmasıyla Asâkir-i Mansûre-i Muhammediye adıyla Avrupa usulünde kurulan askerî teşkilat bu alanda en önemli yeniliklerden olmuştur.

Eğitim kurumları açısından yapılan yeniliklerin başında Mühendishâne-i Bahrî-i Hümâyûn (1773) ve Mühendishâne-i Berrî-i Hümâyûn (1794) gelmektedir. Ordunun kurmay subay, subay ve astsubay ihtiyacını karşılamak amacıyla açılan Mekteb-i Harbiye, Erkân-ı Harbiye Mektebi, askerî rüştiyeler, küçük zabitan iptidai mektepleri, küçük zabitan mektepleri ve askerî idadiler de bu yenilikler arasında yer almaktadır.

Kara ordusunda bu gibi yenilikler yapılırken askerî denizcilik konusunda da önemli yeniliklerin yapıldığı görülmektedir. Özellikle Kırım Harbi (1853-1856) sonrası harp gemileri teknolojisindeki yenilikler dikkat çekicidir. Pervanenin icadıyla birlikte buharlı makinelerin harp gemilerine de uygulanmaya başlanması, harp gemilerinin sacdan ve demirden inşası yoluna gidilmesi, kuyruktan dolma toplar icat edilerek ağızdan dolma topların terk edilmesi örnek olarak zikredilebilir. Askerî denizcilik teşkilatındaki önemli bir yenilik de 17 Mart 1867’de kurulan Bahriye Nezareti makamının Kaptan Paşalık Müessesesinin yerini almasıdır.

Türk ordusunda kara ve deniz kuvvetlerine ilaveten 1909 yılından itibaren askerî havacılık alanıyla da ilgilenilmeye başlanılmış; bu kapsamda, ülkede ilk uçak gösterileri gerçekleşmiş ve havacılıkla ilgili ilk raporlar yazılmıştır. 1 Haziran 1911’de Harbiye Nezareti Kıtaat-ı Fenniye ve Mevâki-i Müstahkem Müfettişliğinin 2’nci Şubesinde Kurmay Yarbay Süreyya Bey başkanlığında oluşturulan “Tayyare Komisyonu” Türk askerî havacılığının ilk resmî kuruluşu olmuştur. Türk hava birlikleri Balkan Savaşları, Birinci Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı’nda sınırlı imkânlara rağmen başarıyla görev yapmıştır.

Hava Kuvvetlerinin kuruluşundan kısa bir süre sonra gerçekleşen Birinci Dünya Savaşı’nda Türk ordusu sahip olduğu askerlik anlayışıyla kara, deniz ve hava güçleriyle farklı cephelerde savaşmıştır. Dünya tarihi, Türk askerinin ve Türk milletinin asırlar öncesinden bir miras gibi akıp gelen cesaret ve kahramanlığının Mustafa Kemal’in askerî dehası ve komuta yeteneği ile birleştiğinde Çanakkale’yi nasıl geçilemez bir hâle getirdiğine tanıklık etmiştir.

Memleketini en buhranlı ve güç anlarda felaketlerden kurtaran kahraman Türk ordusu, Türk İstiklal Harbi’nde de varını yoğunu seferber eden asil ve fedakâr Türk milletiyle beraber Mustafa Kemal Paşa’nın önderliğinde büyük zaferlere imza atmıştır. Başkomutan Mustafa Kemal Paşa’nın “Hatt-ı müdafaa yoktur, sath-ı müdafaa vardır. O satıh, bütün vatandır.” direktifiyle kazanılan Sakarya Meydan Muharebesi’nin ardından Büyük Taarruz’la Türk milletinin bağımsız ve egemen bir ulus olarak varlığını sürdürmesi sağlanmıştır.

Böylece memleketin iç ve dış güvenliğinin korunmasında güçlü ordunun ne kadar önemli olduğu bir kez daha anlaşılmış, bu nedenle Cumhuriyet Dönemi’nin önceliklerinin başında orduda yapılacak yeni düzenlemeler yer almıştır. 1923 yılından itibaren üç ordu müfettişliği şeklinde yeniden teşkilatlanan Kara Kuvvetlerinin, ağır ve hafif makineli tüfekler, havanlar, tanksavar silahları ve modern toplarla teçhiz edilmesiyle güçlü bir ordu kurma yolunda ilk adımlar atılmıştır.

İlk teşkilatı 1920 yılında “Erkân-ı Harbiye-i Umumiye Vekâleti” adıyla kurulan ve İcra Vekilleri Heyetine (Bakanlar Kurulu) bağlı olan teşkilat, 03 Mart 1924 tarihli kanunla “Erkân-ı Harbiye-i Umumiye Riyaseti” adını almış ve bakanlık statüsü kaldırılarak ayrı ve bağımsız bir yapıya kavuşturulmuştur. Erkân-ı Harbiye-i Umumiye Riyaseti 29 Ekim 1931 tarihinde, Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal ATATÜRK’ün açılışını yaptığı yeni binasına taşınmış (bugünkü Genelkurmay binası), 1935 yılında Türk ordusundaki rütbe isimlerinin yeni Türkçe karşılıklarının kullanılmasına başlanmasıyla “Erkân-ı Harbiye-i Umumiye Riyaseti”nin adı “Genelkurmay Başkanlığı” olarak değiştirilmiştir.

Emniyet ve asayiş hizmetlerini yürütmek üzere 14 Haziran 1839 tarihinde kurulduğu kabul edilen Jandarma Teşkilatı, 10 Haziran 1930 tarihinde yayımlanan 1706 sayılı kanunla bugünkü hukuki statüsüne kavuşmuştur

İkinci Dünya Savaşı öncesinde orduda yeni düzenlemeye gidilmiş ve Kara Kuvvetlerindeki ordu müfettişlikleri, ordu komutanlıklarına dönüştürülmüştür. Böylece Kara Kuvvetleri üç ordudan teşkil edilmiş ve ordunun mevcudu en yüksek seviyeye çıkarılmıştır. İkinci Dünya Savaşı’nın ardından 23 Ocak 1944 tarihinde Hava Kuvvetleri Komutanlığının kurulmasıyla hava birlikleri tek komuta altında toplanmıştır. Kara Müsteşarlığı 01 Temmuz 1949’da Kara Kuvvetleri Komutanlığına, Deniz Müsteşarlığı ise 15 Ağustos 1949’da Deniz Kuvvetleri Komutanlığına dönüştürülmüştür.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin 27 Haziran 1950 tarihinde Güney Kore’ye yardım konusunda yaptığı çağrıya olumlu cevap veren Türkiye, dünya barışına katkı sağlamak adına Kore Savaşı’na bir tugay göndermiştir. Türk kuvvetleri, Kore’ye ayak bastıkları andan Ateşkes Antlaşması’nın imzalanmasına kadar (27 Temmuz 1953), muharebenin en can alıcı bölgelerinde görevlendirilmiştir. Türk kuvvetleri her zaman olduğu gibi bu savaşta da “Yurtta barış, dünyada barış.” ideali uğruna fedakârca mücadele etmiştir. Bu durum, Türkiye-Güney Kore arasında var olan dostane ilişkilerin “kan kardeşliği” adı altında daha da güçlü bir şekilde devam etmesine vesile olmuştur.

Kore’de muharebeler devam ederken Türk Hava Kuvvetleri Komutanlığı 1951 yılından itibaren jet uçaklarıyla teçhiz edilmeye başlanmış, aynı yıl üs ve filo kuruluşuna geçilerek Balıkesir’deki 9’uncu Ana Jet Üs Komutanlığı Türk Hava Kuvvetlerinin ilk jet üssü olmuştur.

Türk ordusu Kore’den sonraki en büyük sınavını, Kıbrıs Barış Harekâtı’nda vermiştir. Türk ordusunun ilk müşterek harekâtı olan bu harekâtta, hava kuvvetlerinin desteğiyle deniz kuvvetleri ilk kuvvet aktarımını ve çıkarma harekâtını başarıyla gerçekleştirmiştir. Harekâttan sonra Kıbrıs’ta kolordu seviyesinde “Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı”nın nüvesi oluşturulmuştur. Bu harekâttan alınan dersler çerçevesinde 1975 yılında Ege kıyılarının savunulması maksadıyla Ege Ordu Komutanlığı teşkil edilmiştir. Türkiye’nin jeo-stratejik konumu, kıyıların uzunluğu, yeni ve profesyonel bir Sahil Güvenlik Komutanlığına olan ihtiyacı ortaya çıkartmıştır. Diğer taraftan, bazı Bakanlıkların karasuları ve deniz ile ilgili hizmetlerinde, kanunlarla çıkarılan çeşitli yasakları uygulayacak yeterli güvenlik güçlerinin bulunmaması da göz önünde bulundurularak, 9 Temmuz 1982 tarihinde Sahil Güvenlik Komutanlığı kurulmuştur.

1980’li yılların sonunda yeniden yapılanma sürecine giren Türk Silahlı Kuvvetleri; barış zamanında Türkiye’nin millî çıkarlarının korunmasına katkıda bulunmanın yanı sıra özellikle sınır tanımayan terörizm, siber saldırı ve kıtalar arası balistik füze tehdidi gibi risk faktörleri karşısında ülke güvenliğinin sağlanmasında, coğrafi sınırlara bağlı olmayan stratejik güvenlik anlayışının bir gereği olarak çeşitli ülkelerle askerî eğitim ve iş birliği anlaşmalarının imzalamasının yanı sıra askerî yardım faaliyetlerinde bulunmakta, komşuları ve bölge ülkeleriyle güven ve güvenlik artırıcı önlemler ve uluslararası silahların kontrolü rejimlerine taraf olmaktadır.

Türk Silahlı Kuvvetleri hem dünya barışına katkıda bulunmak hem de bölgesel ve uluslararası güvenliği sağlamak amacıyla Somali, Bosna – Hersek, Kosova, Afganistan gibi birçok ülkede barışı destekleme harekâtlarına çok önemli katkılar sağlamış ve sağlamaya da devam etmektedir.

Bugün gelinen noktada Türk ordusu, sahip olduğu teknoloji, bilgi ve eğitim üstünlüğü, azami ölçüde millî harp sanayisine dayanan silah gücü, terörle mücadele ve sınır ötesi harekât kabiliyeti ile her türlü hava koşulunda harekât icra etmektedir. Ayrıca, dünyanın en hassas noktalarında NATO bayrağı altında olağanüstü bir disiplin ve güçle görev yapma yeteneği sayesinde dünyanın en güçlü orduları arasında elde etmiş olduğu haklı ve mümtaz yerini daha da pekiştirmektedir.

Türk Silahlı Kuvvetleri; Cumhuriyetimizin Kurucusu, Ebedî Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün Türk ordusuna yayımladığı tarihî mesajında ifade ettiği:

Zaferleri ve mazisi insanlık tarihi ile başlayan, her zaman zaferle beraber medeniyet nurlarını taşıyan kahraman Türk ordusu! Memleketini en buhranlı ve müşkül anlarda zulümden, felaket ve musibetlerden ve düşman istilasından nasıl korumuş ve kurtarmış isen Cumhuriyet’in bugünkü feyizli devrinde de askerlik tekniğinin bütün modern silah ve vasıtalarıyla mücehhez olduğun hâlde, vazifeni aynı bağlılıkla yapacağına hiç şüphem yoktur.

anlayış çerçevesinde asil Türk milletinin sevgi ve güveninden aldığı güçle kendisine verilecek her türlü görevi tarihî bir sorumluluk bilinciyle geçmişte olduğu gibi gelecekte de icra etme azim ve kararlılığındadır.

loading...

Gündem Haber

Canan Karatay gerçek tıbbın 10 şifresini anlattı

Published

on

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Sağlık Sohbetleri kapsamında gazeteci Cansu Canan’ın sunumuyla Prof. Dr. Canan Karatay’ın konuk olduğu “Gerçek Tıbbın 10 Şifresi” konulu söyleşi, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.

Yaklaşık 2 saat süren söyleşi, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Sağlık Sohbetleri kapsamında gazeteci Cansu Canan’ın sunumuyla Prof. Dr. Canan Karatay’ın konuk olduğu “Gerçek Tıbbın 10 Şifresi” konulu söyleşi, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.

KARATAY, BEYRAN ÇORBASINI ÖNERDİ

Sağlıklı beslenmeyi bilimsel ölçütlerle ele alan Karatay, izleyenlere önemli tüyolar verdi. Sağlıklı beslenmenin yolunun, ekmeksiz, şekersiz ve unlu mamullerden uzak durmaktan geçtiğini bildiren Karatay, sabahları Gaziantep’in yöresel çorbası Beyran’ın tüketilmesini önerdi. Antep yemeklerini bir sanat eseri olarak tanımlayan Prof. Dr. Karatay, gençlere, “Fıstık yerseniz fıstık gibi olursunuz” tavsiyesinde bulundu.

HAKİKİ İLAÇLAR; YİYECEKLER

Diyabet, hipertansiyon ve kanser gibi hastalıkların 90’lı yıllardan sonra ortaya çıktığını, sağlıklı beslenerek tüm hastalıkların önlenebileceğini söyleyen iç hastalıkları ve kardiyoloji uzmanı Karatay, yiyeceklerin hakiki ilaçlar olduğunu vurguladı.

Prof. Dr. Canan Karatay, “Hastalıklardan korunmak için ilaçlara değil sağlıklı besinlere sarılmamız gerekiyor. Genetik denen hastalıklardan korunmak için her türlü ekmek, simit, pirinç, patates, mısır, makarna, börek, poğaça, şeker, çikolata, bal, reçel, pekmezden uzak durmalıyız. Sağlıklı bir şekilde güne başlamak için köy yumurtası, zeytin, peynir, köy tereyağ, badem, ceviz, kuru kayısı ve bol yeşillik tüketmeliyiz. Ben hangi besinlerin hangi hastalığa iyi geleceğini anlatmaktansa hastalıkların oluşumunu nasıl önleyebileceğimizi anlatıyorum. Vücutta sinsi sinsi başlayan hastalıkların temel nedeni kronik inflamasyondur. Bunu birçok faktör bir arada başlatır. En önemli ve temel başlatıcılar, insülin hormonunu direkt olarak yükselten glisemik indeksli, rafine karbonhidratlı yiyecek ve içeceklerdir. Yani kan şekeri ve insülin hormonunun kanda uzun süre yüksek seyretmesi sonucu başlayan mikropsuz kronik yangın. Önemli olan bu yangını başlatmamaktır. Eğer başlamışsa da temeline inip yangını söndürmek gerekir. Yangın söndürmek için ilaçlara gerek yoktur. İlaçlar yangına körükle gidiyor. Başta diyabet olmak üzere tüm kronik dejeneratif hastalıklar iyileşebilir. İyileşebilir dediğim hastalıkların hepsinin sebebi şeker. Bu yüzden başta diyabet, hipertansiyon, obazite olmak üzere tüm kronik dejeneratif hastalıklar iyileşebilmesi ve kronik yangını başlatan şekerden uzak durmak gerekiyor. İnsülini zıplatırsan yanarsın: İnsülinin yükselmesi demek kronik dediğimiz hastalıkların ortaya çıkması demek. Bel çevresinin azıcık genişlemeye başlaması insülinin yükselmeye başladığının belirtisi. Kan şekerini, insülin seviyesini normal seviyeye getirmek için bal, pekmez, baklava, reçel, sağlıksız karbonhidratlar tüketilmemeli. Ambalajlı ürünler, pirinç, makarna, patates kızartması, enerji içecekleri, hazır meyve suları, gazlı içecekler, unlu mamullerden uzak durmak gerekiyor. Aksi takdirde felç, gözde katarak, damar sertliği, kalp krizi, parkinson ve alzheimer ve depresyon gibi hastalıkların görülmesi kaçınılmaz.

BEYİN İÇİN EN ÖNEMLİ VİTAMİN B VİTAMİNİDİR

Kan şekerini düşürüp insülin direncini kıracak gıdalarla beslenmek gerekiyor. Sağlıklı proteinler, sağlıklı yağlar ve sağlıklı karbonhidratlarla beslenip köy yumurtası, köy tereyağ, doğal etler, hakiki zeytinyağ tüketilebilir. Böylece tokluk hissi oluşur, kan şekerinde ani çıkışlar olmaz, karaciğer, pankreas, mide ve bağırsak görevlerini rahatça yerine getirir, metabolizma yavaşlamaz, yağlar depolanmaz, şişmanlık ve obezite önlenir, şeker hastalığı gelişmez. Bahar mevsiminde 30-40 enginar yemek karaciğeri korur. Lahana, karnabahar ve brokoli bol miktarda tüketilmelidir. Omega 3, A, D, E, K, B, C vitaminleri ile çinko, klor, potasyum, sülfür, sodyum gibi vitamin ve mineralleri sebze ve meyvelerle vücuda takviyeler yapmak gerekiyor. Beynimiz ve sinir sistemimiz için en önemli vitamin B vitaminidir. Birçok bilimsel çalışmada B vitaminin ileri yaşlarda hafıza kaybını önlediği öğreniliyor. B6 vitamini alzheimer hastalığı riskini azaltır. Ispanak, sarımsak, balık, kırmızı et, havuç, yumurta, kuruyemiş tüketilebilir. Çinko kaybı da kısırlık ve depresyon gibi rahatsızlıklara sebep oluyor. Fast food ile beslenmekten uzak durmak gerekiyor. İyot eksikliği meme kanseri başta olmak üzere birçok kanser riskini artırıyor. Deniz börülcesi, kaya koruğu, balık çeşitleri ve kristal kaya tuzu bu bağlamda tüketilmeli. İşlem görmüş ve raf ömrü uzatılmış her gıda ürünü hasta eder. Bu yüzden gıdalara konulan kimyasalların ve toksinler vücuda girmemesi lazım. Vücut canlı bir organizma olduğu için bunları kabul edemiyor.

SİYEZ UNUNDAN YAPILAN EKMEK TÜKETİN

Kristal kaya tuzu tabiattaki doğal haliyle 84 minerali dengeli olarak barındırıyor. 10 bin yıl önce Çin’de bulunan tabletlerde sağlığa olan faydası anlatılmıştır. Kristal kaya tuzu buzdolabı çıkıncaya kadar bütün yiyeceklerin konservasyonu için kullanılmıştır. O kadar kıymetlidir ki beyaz altın denilmektedir. 19’uncu yüzyılda Fransız İhtilali’ni başlatan en önemli sebeplerden biri de kralların halka tuz vermemesidir. Krallar ve aristokratlar hakiki tuzu elinde tutup yüksek fiyata satmak için halka vermedi. Sıcak suya katıp gargara yapıldığında boğaz ağrınız geçer. Burnunuza çektiğinizde burnunuz açılır gırtlağınız temizlenir. Biraz içerseniz mideniz rahatlar, gazınız gider. Tansiyonu da dengeler. Vücut minerallerinden hücre içi minerallerine kadar en önemli maddelerden biri magnezyum ve potasyumdur. Magnezyumun önemi uzun yıllar göz ardı edildi ama enerjimiz, sinir sistemimiz, migren hastaları, böbreklerimiz, diyabet hastaları, gebeler ve aslında hepimiz sağlıklı bir yaşam sürmesi için magnezyum çok önemli. Bu yüzden bol bol ceviz ve badem gibi kuruyemişler yemeliyiz. Modern cüce buğday hayatımıza girdiği günden itibaren hastalıklar inanılmaz derecede artış gösterdi. Bağırsaklarda yaşanan sorunlar ve buna bağlı hastalıklar da arttı. Modern buğdaydan yapılan ekmekler tüketilmemeli. Onun yerine siyez unundan yapılan ekmekler tüketilmeli” dedi.

Söyleşinin ardından Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Deniz Köken, gazeteci Cansu Canan ile Prof. Dr. Canan Karatay’a fidan sertifikası takdim etti.

loading...
Devamını Oku

Gündem Haber

Ahmet Hakan ‘şaşırmayın’ deyip açıkladı: Yakında AK Parti ve MHP’den

Published

on

Hürriyet yazarı Ahmet Hakan, bugünkü yazısında AK Parti ve MHP’nin yeniden anlaşma yoluna giderek ittifak yapacakları görüşüne yer verdi.

Yerel seçimlere yönelik AK Parti-MHP ittifakı bozuldu. Her iki parti yöneticileri ittifaka dönüş sinyalleri veriyor. AK Partili Mehmet Özhaseki, dün “Formül bulunursa konuşulur. İpler kopmuş değil.” açıklamasını yaptı. İşte bu gelişmeler altında Hürriyet yazarı Ahmet Hakan’dan bugün dikkat çeken bir yazı geldi.

“UFAKTAN YENİDEN TEMASLAR BAŞLAMIŞ”
“YEREL seçimde AK Parti-MHP ittifakı suya düşünce… Ufukta bu işten iki partinin de zarar göreceği ihtimali belirdi. İşittiğime göre… Ufaktan ufaktan yeniden temaslar başlamış. Yakında AK Parti ve MHP’den… “Biz yeniden anlaştık, ittifak yapacağız” diye bir açıklama işitirseniz sakın şaşırmayın.”

loading...
Devamını Oku

Gündem Haber

Büyük şehirleri kan gölüne çevireceklerdi Diyarbakır’da yakalandılar

Published

on

DİYARBAKIR ‘ın Dicle ilçesinden herkesi korkutan bir son dakika haberi geldi. Metropol illerde saldırı hazırlığında olduğu tespit edilen PKK’lı 3 terörist, silah ve mühimmatları ile yakalandı. Malatya’da ise bomba yüklü araç ele geçirildi.

İstihbaratı değerlendiren Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığı ekipleri Dicle ilçesinde eylem hazırlığında teröristlerin olduğu yönünde bilgiye ulaştı.

Eylem yapmaya hazırlanan teröristleri takibe alan ekipler, uygun bir sırada operasyon için düğmeye bastı. Diyarbakır’ın Dicle ilçesinde gerçekleştirilen başarılı operasyon ile eylem hazırlığında olan teröristler kıskıvrak yakalandı.

Silah ve mühimmatlarla birlikte sağ yakalanan teröristler ifadesi alınmak üzere Dicle İlçe Jandarma Komutanlığına götürülürken, bölgede geniş kapsamlı çalışmanın devam ettiği bildirildi.

SİLVAN VE KULP’TA 4 TERÖRİST ÖLDÜRÜLDÜ Silvan ve Kulp ilçeleri kırsalında ise Pazar günü başlatılan “Bayrak 100” operasyon tamamlandı.Jandarma Özel Harekat Jandarma Komando timleri ile korucuların katıldığı operasyonda, aralarında İçişleri Bakanlığı’nın terörden arananlar listesi gri kategoride bulunan; sözde Amed Eyaleti Kendal alan sorumlusu Baran İlyas Karakoç’un bulunduğu 4 terörist etkisiz hale getirildi.

MALATYA’DA BOMBA YÜKLÜ ARAÇ Malatya’da bir otomobilde paketlenmiş 28 kilogram patlayıcı madde ile bomba düzeneği ele geçirildi. İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Elazığ-Malatya karayolundaki uygulama noktasında şüphe üzerine bir otomobili durdurdu. Aramada, aracın yakıt deposuna zulalanmış, C-4 olduğu değerlendirilen 28 kilogram patlayıcı madde ile elektrikli fünye ele geçirildi.

Araç sürücüsü A.R.Ü. gözaltına alındı.

loading...
Devamını Oku

Gündem Haber

Eğitim değil Çin işkencesi! 5 yaşında ama…

Published

on

Çin’de aileler çocuklarını ülkenin seçkin özel okullarına yazdırabilmek için alışılmadık yöntemler deniyor. Ortaya çıkan 5 yaşındaki bir öğrencinin CV’si ise durumun vehametini ortaya çıkardı. 5 yaşındaki çocuğun CV’inde 10 bin okuduğu, nelerden hoşlandığı, deneyimleri, seyahat ettiği ülkeler yer alıyor.

Çin’in popüler sosyal medya platformu Weibo’da paylaşılan 5 yaşındaki bir çocuğa ait özgeçmiş, binlerce kişi tarafından paylaşıldı ve ülkede gündem konusu oldu.

YOĞUN REKABET YÜZÜDEN…
15 sayfadan oluşan özgeçmiş, ülkedeki özel okul sisteminin çocukları erken yaşta yoğun bir rekabetin içine itmesinin ne derece doğru olduğu konusunu tartışmaya açtı. Özgeçmişte, 5 yaşındaki çocuğun ‘kendisine güvenen’ bir birey olduğu ifade ediliyor ve ‘çok farklı alanlarda zengin deneyimlerinin’ bulunduğu vurgulanıyor.

CV’DE NELER VAR NELER
Özgeçmişte ayrıca çocuğun çok sayıda hobisi olduğu vurgulanıyor ve piyano çaldığı hip-hop dansı yaptığı, futbol oynadığı ve satranç benzeri bir strateji oyunu olan Go’da çok başarılı olduğu söyleniyor.

HEM İNGİLİZCE HEM DE ÇİNCE 10 BİN KİTAP
Özgeçmişin bir bölümünde 5 yaşındaki çocuğun hem İngilizce hem de Çince olmak üzere toplamda 10.000’den fazla kitap okuduğu iddia ediliyor. Başka bir bölümde ise çocuğun o güne kadar seyahat ettiği ülkeleri gösteren bir harita bulunuyor.

AŞI YAPARKEN AĞLAMIYOR
Çocuğun karakterine dair hazırlanan bölümdeyse, ‘güçlü bir karaktere sahip olduğu’ ifade ediliyor ve bu görüşü desteklemek için aşıları yapılırken ağlamadığı örneği veriliyor.

EĞER AZAR YERSEM…
‘Yenilgiye tahammül edebilir’ ifadesi altında ise “Eğer azar yersem, kendime hızla çeki düzen verip derslerime dönebilirim” sözleri yer alıyor. Haftada üç İngilizce kompozisyon yazdığı belirtilen çocuğun, yazılarında duygularını kağıda dökmeyi sevdiği de vurgulanıyor.

BİR ÖMÜR UĞRAŞSAM YAPAMAM
Sosyal medya kullanıcıları ise 5 yaşındaki bir çocuk için 15 sayfalık bir özgeçmiş hazırlanmasının hem şaşırtıcı, hem de ürkütücü olduğunu söyledi. Bir Weibo kullanıcısı “Ben bu çocuğun 5 yaşına gelene kadar yaptıklarını bir ömür boyu yapamam” dedi.

SEÇKİN OKULLAR İÇİN YAPIYORLAR
Bazı kullanıcılar ise gördükleri özgeçmişin kendilerini çocuk yapma fikrinden caydırdığını belirtti. Çin’de aileler çocuklarını ülkenin seçkin özel okullarına yazdırabilmek için alışılmadık yöntemler deneyebiliyor.

Bazı özel okullar öğrencileri seçerken anne ve babaları da değerlendirmeye tabi tutmaya başlamış durumda. Özel okullara giriş baskısının yarattığı rekabetle ülkede okul sonrası özel derslere ve müzik eğitmenlerine olan talep de giderek artıyor.

HÜKÜMET UYARMIŞTI
Çinli eğitim danışmanlığı firmaları, öğrencilere özel kişiselleştirilmiş çalışma programları hizmeti veriyor ve sınav koçluğu yapıyor. Çin hükümeti ise çocuklar için özgeçmiş hazırlanmasını onaylamıyor.

Şubat ayında Şangay’daki özel okullara gönderilen bir talimatta öğrenci seçimlerinde anne ve babaların gönderdiği çocuk özgeçmişlerinin değerlendirmede dikkate alınmaması istenmişti.

loading...
Devamını Oku

Gündem Haber

Şehit babasının anlattıkları kan dondurdu

Published

on

Tunceli’de donarak şehit olan oğlunun haberini mezarlıklar müdüründen aldığını doğrulayan Hasan Türkel, “İşte ben de o an oğlum gibi dondum” dedi.

Tunceli’de donarak hayatını kaybeden iki askerinden biri olan Asım Türkel’in babası Hasan Türkel, çocuğunun şehit olduğu haberini mezarlıklar müdürlüğü tarafından verildiğini doğruladı. Türkel, telefonda haberi aldığı an için “İşte ben de o an oğlum gibi dondum” dedi.

Sözcü gazetesinin Ankara temsilcisi Saygı Öztürk, “Baba anlatıyor: O an oğlum gibi ben de dondum” başlıklı yazısında Hasan Türkel’in ifadelerine yer verdi.Öztürk’ün yazısı şöyle:

Tunceli’nin Nazımiye ilçesinin 2 bin 400 rakımlı bölgesinde iki tim yani toplam 24 asker bulunuyordu. Teröristlerin geçiş yolunu kapatmışlardı. Bu timlerden birisinde Mersinli uzman çavuşlar Asım Türkel ile Ferruh Dikmen de görevliydi. Hava koşulları nedeniyle helikopterle ulaşılamadığı öne sürüldü, bu yüzden timi yaya giden ekiplerin kurtardığı açıklandı.

Asım Türkel’in babası, oğlunun şehit olduğunu ve nerede toprağa verileceğini mezarlıklar müdürlüğünde görevli bir personelin telefonuyla öğrendi. Vah ki vah… Şehit haberleri böyle mi veriliyordu? Neyse ki Ferruh Dikmen’in şehit olduğunun haberini Silifke kaymakamı aileye bildirdi. Şehit haberlerinin ailelere ulaştırılmasında standart kalmamış.

OLAY YERİNE GİDECEK

Dün baba Hasan Türkel’le konuştum. “Evet, bana çocuğumun şehit olduğu haberini mezarlıklar müdürlüğünden telefon eden kişi söyledi. İşte ben de o an oğlum gibi dondum” diyor. Operasyon günü üzerlerinde bulunan giysiler, kış koşullarına göre uygun muydu? Baba da bilmiyor, “Bunu gidip orada öğreneceğini” belirtiyor. “Sizi içeriye alırlar mı?” diye sorduğumda “Almaya mecbur olduklarını” belirtiyor, “Nasıl almazlar?” diye öfkeleniyor.Hasan Türkel’e oradaki görevliler ne diyecekler bilemem ama oğlunun şehit olduğu haberini telefonla bildiren mezarlıklar müdürlüğündeki görevlinin “tutuklandığı” kendisine söylenmiş. Bu konuyu araştırdığımda, böyle bir durumun söz konusu olmadığını öğrendim. Yani şehit babasına doğru bilgi verilmemiş. Mezarlıklar müdürlüğündeki gariban görevlinin üzerine sorumluluk yıkılacağına, asıl yetkililerin niçin zamanında aileye şehit haberini usulüne uygun bir biçimde vermedikleri soruşturulmalı.Bir başka şehit babası, Nihat Dikmen’in de oğlunun donduğu gün giydiği kıyafetle ilgili bazı kuşkuları var. Şehitlerle aynı birlikte olan arkadaşlarından da bazı şeyler öğrenmişti. Jandarma Genel Komutanlığı kıyafetlerin gönderildiğini belirtiyor ama o gönderilenler askerlere dağıtıldı mı onu açıklamıyorlar.Operasyona giden timlerin yanında doktor bulunurdu, şimdi yok. Doktor gönderemiyorsanız bile en azından ilk yardım konusunda, donmaya karşı alınacak önlemleri  askerlere öğretmek bu kadar zor mu?

BU OLAY YAŞANMAZDI

6 yılı terörle mücadelede geçen efsane Bolu Komando Tugayı’ndan, emekli Albay İsrafil Aydın’dan son olaya ilişkin en azından benzeri yaşanmaması için önemli uyarılar var. Komutandan dinliyorum:“Bu millet ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti imkanlarının ötesinde Mehmetçiğe verilmesi gereken her türlü giyim, kuşam, silah ve teçhizat ve iaşenin en iyisini ve en modern olanını vermektedir. Operasyon icra eden birliğin envanterinde de; soğuk iklim çorabı, botu, içliği, im elbisesi, parkası, beresi ve tek er tarafından kullanılan cep sobası, ateş ve is çıkarmayan soğuk havalarda kullanılan taşınabilir soba mutlaka vardır.Bu tür olaylardaki temel problemler: Lider personelin eğitim ve tecrübe eksikliği, lider personelin operasyon öncesi ve operasyon esnasında yapması gereken kontrol, denetim eksikliği ile en önemlisi de tek erin eğitim ve tecrübe eksikliği ile  disiplin zafiyetidir. Eğer operasyon öncesi, bu malzemelerin alındığı hiyerarşik emir komuta zincirine bağlı olarak sıralı şekilde  tek er ve lider seviyesinde tek tek kontrol edilip alınsa idi bu üzücü olayla karşılaşılmazdı.

HER KOŞULDA ALINIR

Planlı operasyonlar için çok ayrıntılı kontrol listeleri, planlamalar ve hazırlıklar yapılır. Ani gelişen olaylar içinde önceden hazırlanmış özel timler ve onların her türlü hava şartları ve çatışma olasılıklarına göre teçhizat, silah ve mühimmatları hazır olarak mevcuttur.Operasyonlardaki olumsuz hava şartlarına ve terörist tehditlerine rağmen acil durumlarda; yaralı ve şehidin alınması gibi durumlar söz konusu olduğunda iniş yapamayan Türk helikopter pilotuna ben tanıklık etmedim. Helikopteri delik deşik olup, tek tekerleğini bir kaya parçası üzerine koyup, bu da imkansız ise hover’da bekleyip yaralı ve şehidi tahliye etmişlerdir.”

FOTOĞRAFINI İNCELEYİN

Operasyon bölgesinde bulunan Ferruh Dikmen de o günlerde ailesini aramadı, ailesi de ona telefonla ulaşamadı. Vefat haberinden bir gün önce Dikmen’den bir fotoğraf geldi. Bu onun son fotoğrafıydı. Jandarma Genel Komutanlığı, bazı yayın organlarını ayırıp jandarmanın giyimi ile ilgili bilgi verdi. Orgeneral Arif Çetin burada ayrım yaptı ve bizler o kıyafetleri göremedik.O gece Uzman Çavuş Ferruh Dikmen’in üzerindeki elbiselerle, basına tanıttıkları giysileri karşılaştırmalarını öneririm. “Gönderdik” demekle olmuyor. Siz gönderebilirsiniz ama onlar askere ulaştı mı, dağıtıldı mı? Müfettişler konuyu araştıracak. Eğer biraz vicdan varsa yalnız gerçekler açıklanmalı.

loading...
Devamını Oku

Gündem Haber

Tek tip askerliğin detayları belli oldu

Published

on

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın “2-3 ay içinde gelecek” dediği tek tip askerliğin detayları belli olmaya başladı.

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, tek tip askerlik sistemine ilişkin çalışmaların yoğun şekilde sürdürüldüğünü belirterek “Önümüzdeki günlerde bu tamamlanacak ve bundan sonra ülkemizin, kamuoyunun gündeminden mümkünse bu bedellidir, dövizlidir, 6 ay mıdır, 7 ay mıdır, asteğmendir, üsteğmendir lafını çıkarıp bunu bir zemine oturtma gayretimiz sürüyor” dedi.Türkiye gazetesinin haberinde Milli Savunma Bakanlığı’nın üzerinde çalıştığı taslağa göre, herkes 9 aylık tek tip askerlik yapacak. 

Bunun 3 ayı temel askerlik süresi ve zorunlu olurken, kalan 6 ay için bedel ödenebilecek.Bu bedelin ne kadar olacağı her yıl yeniden belirlenecek. Doktor, öğretmen, hakim ve sporcu gibi meslek sahiplerine, hangi dönemde askerlik yapacakları konusunda tercih hakkı getirilecek. Nitelikli mesleklere sahip olanlar, askerlik yaparken cephede değil, kendi meslek gruplarına uygun görevlerde süreyi tamamlayacak. Hangi meslek grubunun hangi şartlarda ve dönemlerde askerlik yapacağı konusunda, Milli Eğitim, Sağlık ve Adalet gibi bakanlıklardan alınan görüşler düzenlemeye rehber olacak

loading...
Devamını Oku

Facebook Sayfamız

Gündem Haber8 ay ago

Canan Karatay gerçek tıbbın 10 şifresini anlattı

Gündem Haber8 ay ago

Ahmet Hakan ‘şaşırmayın’ deyip açıkladı: Yakında AK Parti ve MHP’den

Gündem Haber8 ay ago

Büyük şehirleri kan gölüne çevireceklerdi Diyarbakır’da yakalandılar

Gündem Haber8 ay ago

Eğitim değil Çin işkencesi! 5 yaşında ama…

Gündem Haber8 ay ago

Şehit babasının anlattıkları kan dondurdu

Gündem Haber8 ay ago

Tek tip askerliğin detayları belli oldu

Gündem Haber8 ay ago

Çin zulmünden kaçarak Türkiye’ye sığınan Uygur Türklerine skandal muamele

Gündem Haber8 ay ago

Kızı okuldan ağlayarak dönünce…

Gündem Haber8 ay ago

‘Genel Emir’ yayımlandı, bundan sonra bunu yapan yandı

Gündem Haber8 ay ago

İstanbul’da markette kâbus dakikaları!

Gündem Haber8 ay ago

MHP’li Bülent Karataş: Af çıkmazsa cezaevleri karışır

Gündem Haber8 ay ago

Bakan Akar’dan askerlik açıklaması Tek tip askerlik mi geliyor?

Yaşam8 ay ago

Uzman çavuşların eğlencesi kanlı bitti

Gündem Haber8 ay ago

Halk otobüsünde küçük kıza taciz anı kameralara yansıdı

Yaşam8 ay ago

Vergi indirimi ile beyaz eşya fiyatları ne kadar olacak?

Genel8 ay ago

General Motors’tan flaş karar! Tam 18 bin kişi işten çıkarılacak!

Genel8 ay ago

İstanbul’un Ekim ayı enflasyonu belli oldu! İşte İTO’nun açıkladığı rakamlar

Gündem Haber8 ay ago

İşte Melih Gökçek’in MHP kararı! Mehmet Özhaseki açıkladı

Genel8 ay ago

Milli Eğitim Bakanlığı 20 bin sözleşmeli öğretmen atamasını açıkladı

Gündem Haber8 ay ago

Meghan Markle transparan eteğiyle dünyayı şoke etti!

Gündem Haber8 ay ago

Devlet Bahçeli’den cumhur ittifakı talimatı

Gündem Haber8 ay ago

Soğandan kötü haber! Tam 10 kat artacak

Gündem Haber8 ay ago

İşte büyük şehirler için AKP’de öne çıkan isimler

Gündem Haber8 ay ago

5 milyon Suriyeliyi barındıran Türkiye’ye soydaşımız 11 Uygur Türk’ü fazla mı geliyor?

Gündem Haber8 ay ago

PKK’nın kritik ismi Şırnak’ta sağ ele geçirildi!

Gündem Haber8 ay ago

Mediar Araştırma Şirketi’nin son anketi bomba İşte İstanbul’daki oy oranları

Gündem Haber8 ay ago

Bedrettin Dalan’dan MHP’ye yanıt İstanbul adayı olacak mı?

Yaşam8 ay ago

Bakırköy’de korkunç kaza! Çok sayıda yaralı var

Gündem Haber8 ay ago

Bir şirket daha konkordato ilan etti

Gündem Haber8 ay ago

Merkez Bankası merakla beklenen enflasyon tahminini açıkladı! İşte o rakam…

Gündem Haber8 ay ago

Kız kardeşiyle ilişkisi olduğunu öğrenince…

Gündem Haber8 ay ago

Bebekli kadını döverek bayılttı

Gündem Haber8 ay ago

AK Partili isimden çarpıcı Melih Gökçek yorumu! Aday olursa…

Gündem Haber8 ay ago

O şirketten çarpıcı kriz anketi!

Gündem Haber8 ay ago

Hulusi Akar’dan Fırat’ın doğusuna operasyon mesajı!

Yaşam8 ay ago

İşte FSM’den atlayan taksicinin son durumu!

Yaşam8 ay ago

Antalya’da uçak kazası! Kurtarma ekipleri bölgeye gitti

Gündem Haber8 ay ago

Erdoğan’dan Melih Gökçek açıklaması

Gündem Haber8 ay ago

Devlet Bahçeli’den EYT için yeni karar! Israrcı değiliz

Gündem Haber8 ay ago

Akşener’den Erdoğan’a maaş zammı tepkisi

Çok Okunanlar