Connect with us

Yazarlar

Cumhur ittifakı yerel seçimler sonrasında bozulabilir!

Published

on

MHP’lilerin ittifaktan beklentileri büyük… Erdoğan’ın Ülkücüler aleyhinde geçmişte söylediği sözler MHP’de siyaset yapanlar için çok fazla bir anlam ifade etmiyor. “Dönemin şartlarında biz de ağır konuştuk” diyerek konuyu kabulleniyorlar.İYİ Parti Olağanüstü Kurultayı’nın yapıldığı gün Alparslan Türkeş’in kabri ziyarete kapatılmıştı. İYİ Partililerin geleceği beklentisi üzerine yapılan bu hamle Cumhurbaşkanı Erdoğan için bambaşka bir karşılamaya dönüştü.AKP’li Tuğrul Türkeş ile birlikte kabri ziyaret eden Erdoğan, MHP’lilere “Benim sizle sorunum yok, destek verin” mesajını bir kez daha göndermiş oldu.Tüm bu girişimlere rağmen MHP teşkilatlarındaki Erdoğan karşıtlığı tam olarak kırılabilmiş değil. Bir güvensizlik problemi hâkim.Erdoğan da aynı kanaatte olduğu için milliyetçi söylemi diri tutmaya çalışıyor.Tüm bu girişimler, yaklaşımlar ve seçim yatırımları başkanlık seçimlerinden önce yapılacak yerel seçimlerde bozulabilir.Çünkü yereldeki ittifak problemi her geçen gün artarak devam ediyor.MHP’nin elindeki büyükşehir belediye başkanları bile ne olacağını kestiremiyor. Özellikle belediye üst yönetimlerindeki bu rahatsızlık, İYİ Parti’den adaylık arayışına dönüşüyor. İYİ Parti’den aday olamayacak isimler ise “Gerekirse bağımsız gireriz” söylemlerini dile getirmeye başladı.Gelelim, konunun en hassas olduğu noktaya… Yerel seçimler sonrasında ittifak nasıl devam edecek?Bahçeli, bu konuda herhangi bir kuşku taşımıyor, şartlar ve durum ne olursa olsun Erdoğan’ı destekleme kararından vazgeçmesi mümkün değil.Aynı durum ittifaktan büyük beklentisi olan, yıllardır iktidara aç MHP’li alt kadrolarda geçerli değil. Mutlak makam, güç ve imkân beklentisi var. “Eğer bunu sağlayamayacaksak, yine eskisi gibi her alanda engelleneceksek ittifak yapmanın ne anlamı var” yorumunda bulunuluyor.Mevcut şartlar, elindeki belediyeleri de kaybetme ihtimali olan Bahçeli için zorlu bir dönemin başlayacağına işaret ediyor.AK Parti yerelde ittifaka kesinlikle sıcak bakmıyor.Eğer AK Parti yerelden güçlü bir zaferle çıkar ve MHP’li belediyeleri alırsa işte o gün ittifak bozulabilir. Ama bu bozulma sadece tabanda olur, Bahçeli ve çevresindekilerden herhangi bir olumsuz açıklama kesinlikle gelmez.Eğer AK Parti yerelden güçlü bir şekilde çıkamaz ve MHP elindeki belediyeleri muhafaza ederse “MHP bizim oyumuzu düşürdü” yorumları gelebilir ve AK Parti cephesinden ittifak eleştirileri başlayabilir.Nereden bakarsanız bakın ikircikli bir durum söz konusu.AK Parti’nin tek gündem maddesi de bu aslında. Günde 4 farklı yerde konuşan Erdoğan belli ki seçim havasına çok girdi.Referandum sonuçları esas alındığında yerel seçimlerden alınabilecek olumsuz sonuçların hem ittifakı hem Başkanlık seçimlerini etkileyeceği açık.Bu yüzden yerel seçimlerle, milletvekili ve başkanlık seçiminin aynı güne denk getirilmesi de gündemde. Böylece olası yerel seçim hezimeti hissedilmeyecek, doğrudan “Tek Lider Erdoğan” imajı üzerinden seçimlere girilecek.Her geçen gün seçim atmosferine giren Türk siyasetinde muhalefet de sesini duyurma telaşında. Doğan Medya’nın satılmasıyla birlikte kırsal kesime ulaşma konusundaki sorunlar daha da katlanıyor. Sınırlı iletişim imkanları birçok alanda eli kolu bağlıyor.Bahçeli’nin “koltuğumda kalayım”, Erdoğan’ın “Başkan olayım”, muhalefetin “Erdoğan’ı devirelim, soruşturmaları başlatalım” hesapları her geçen gün yeni bir boyut kazanıyor.Ama gerçek olan şu ki; yerel seçimler planlandığı gibi önden yapılır ve AK Parti güçlü bir şekilde çıkarsa, MHP’yi o gün silebilir. Tam tersi olduğunda ise MHP’nin aldığı oy oranına bakılarak hareket edilir.Hatta HDP’nin oy oranına bakılıp, tekrardan çözüm süreci bile başlatılıp Başkanlık kampanyası bunun üzerine inşa edilebilir.2002’den bu yana siyasetle ilgili öğrendiğimiz en önemli gerçek; ne denli kıvrak olur, söylemlerinizi ve yol arkadaşlarınızı ne denli sık değiştirirseniz sandıktan zaferle ayrılma imkânınız o kadar güçlüdür.Belirli değerler, sistematik ve hedeflerle ilerlediğinizde işiniz çok zor.Hele ki “yasama-yürütme-yargı birbirinden ayrı ve bağımsız olsun, medya gazetecilik yapsın” diyorsanız işiniz daha da zor!

loading...

Gündem Haber

CHP’ye 3’üncü aday geliyor…

Published

on

Kılıçların çekildiği CHP’de genel başkanlık için 3’üncü aday çıkar mı?.. Bir süre ismi kulislerde dolaşan eski Trabzon milletvekili Haluk Pekşen, aday olmayacağını açıkladıktan sonra bu ihtimal zayıfladı gibi göründü. Ancak, öyle değil. Burası bitmek tükenmez olağanüstü kurultayların partisi CHP!.. Son gelişmeler üzerine CHP siyasetinin etkin ismi eski Konya milletvekili Atilla Kart ile uzun bir sohbet yaptım. Yeni bir adayın daha rekabete dahil olacağının kuvvetli izlenimlerini edindim. Fakat, o adayın ismini Kart’tan alamadım!..CHP’li Atilla Kart, Muharrem İnce’ye oldukça tepkili. Eleştirileri ise iki yönlü.”Şunu anlatmaya çalışıyoruz. CHP Genel merkez yönetimi yapısının zafiyeti. Bu bizim ve bazı arkadaşlarımızın 3-5 yıldır ısrarla dile getirdiği tablo. Siyasi refleksini kaybeden ideolojisinden uzaklaşan, tepki koyamayan, öngörülü olamayan edilgen bürokrat bir yapı. Bu olayın bir boyutu. İkinci boyutu, tabii Muharrem İnce arkadaşımız. Ben ilk günden beri uyarılarımı kaygılarımı soru işaretlerimi kendi çevremde paylaştım. Son bir haftadaki gelişmeler benim için hiç de şaşırtıcı değil “diyor.”Neden” diye sorunca şu yanıtı veriyor Atilla Kart;”Popülizm üzerine, polemik üzerine siyaset nereye kadar yapılabilir?.. Nereye kadar sürdürülebilir?.. Ne oluyor? Kapıp kaçacağız. İşte bir hava yarattık…Toplum öylesine bunaltılmış öylesine kuşatılmış ki bir kahraman yaratmak istiyor. Ülkemin geleceği adına birisinin egolarına, kompleksine, fantezilerine Türkiye’min, partimizin 2-3 yılını heba edemem, heba edemeyiz. Öyle bir arayışa fırsat vermenin anlamı yok. Şunu anlatmaya çalışıyoruz, Türkiye’nin sorunları kişiler üzerinden çözümlenebilecek sorunlar değil. Bir haftalık programdan başladık, hızımızı alamadık 5 yıllık programdan bahsediyoruz. Hani parlamenter sistem, hani çoğulcu yapı?.. Sen aslında bu çalışma ile partine en büyük darbeyi vuruyorsun. Yani o parlamenter sistem konusunda temel iddiaya en büyük iddiaya darbe vuruyorsun sen. Ve biliyorum ki, yakın çevresinden aldığım bilgilere göre, ‘hele ben başkan olayım, ben bu yetkileri neden kullanmayayım ki’ diyor…”Sert eleştirilerin ardından devam ediyor Atilla Kart;”Şunu yapmaya çalışıyoruz 1 haftadır.. Kadro hareketi, ortak akıl, Türkiye’nin vicdanı olmak. Bu nedir? Çoğulcu yapılanmadır, kurumlardır, anayasal kurumlardır. Devlettir devlet!.. Hukuk devleti kurumları ve kuralları hayata geçirmek. Bu kadro hareketini bu ortak aklı, topluma ve partiye hâkim kılmak. Bu uzun ve zahmetli bir iş. Birileri gelecek, bir sihirli değnek 3 ay içinde Türkiye’nin sorunlarını halledecek öyle mi? Bu mümkün mü?.. Bu mümkün değil. Bütün bunları ortaya koyan ve esas anlamıyla Cumhuriyetin kazanımlarına titizce sahip çıkan ama nedir yurttaş hukuku ve demokrasiyi inşa eden… Amma nasıl inşa eden? Bir ortak akılla bir kadro hareketiyle Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarının tümüne hitap eden bir çalışma içinde olduğumuzu bilmenizi istiyorum. Bunu topluma anlatmaya çalışacağız.”Bu kadar söz işittikten sonra  sorulması gerekeni sordum; “lider adayınız var mı?..” diye;”Lider… Çok özür dilerim ısmarlama sipariş olmaz. Muharrem’i birileri karizmatik lider diye pompalıyor. Kerameti kendinden menkul bir ifade. Tırnak içinde Tayyip Erdoğan karizmatik lider, Türkiye’yi ne hale getirdiğini görüyoruz. Şunu ifade ediyoruz, bu kadro hareketi kendi yönetimini oluşturur. Kendi ortak aklı içinde o yönetim yapısı oluşur zaten. Bugünden şu kişi bu kişi demenin hiçbir anlamı yok.”Biraz daha zorladım, “kurultay olursa, bu söyledikleriniz, farklı bir aday çıkarılacak anlamına mı geliyor?..” Usta siyasetçi Kart, isim vermemekte direndi;”Tabii tabii…Bütün mesele önce bunu topluma mal etmek, yansıtmak ve toplumsal bir desteği yakalamak. Bu sadece benim bakış açım değil. Altını çizerek söylüyorum; CHP seçmeni zaman zaman ne yapmıştır? Bakın, MHP’ye destek vermiştir. Zaman zaman HDP’ye destek vermiştir. 2011 ve 2015 ve sonrası… O nedir?.. CHP’nin Türkiye partisi olmasının ve demokrasiye sahip çıkmasının sonucudur, tezahürüdür. Yani Türkiye’nin vicdanı olmak dediğimiz hadise budur.Yurttaş hukuku ayrı bir olay amma nedir? Elbette Cumhuriyetin kazanımları ve tartışılmaz temel ilkelerimiz. İlk üç madde.  CHP seçmeni ve tabanı bu dengeyi hassasiyeti bilen bir kültüre ve misyona sahiptir. Bu noktada yönetim anlayışı olarak içi dolu olarak dile getirmek. Sorun bu. Hem kadro hem de söylem olarak. Bu çerçevede bir çalışma içerisindeyiz.””Çalışmanın detaylarını” önümüzdeki hafta konuşmak için Atilla Kart ile sözleştik…

loading...
Devamını Oku

Gündem Haber

Sedat Ergin’den İYİ Parti ile ilgili çarpıcı değerlendirme

Published

on

Hürriyet gazetesi yazarı Sedat Ergin, İYİ Parti’nin 24 Haziran’daki seçim performansıyla ilgili geniş bir değerlendirme yazısı kaleme aldı. İYİ Parti’nin seçim döneminde karşılaştığı engellere dikkat çeken Ergin, “Başarı azımsanmamalı” dedi.

Deneyimli gazeteci Sedat Ergin, bugünkü köşe yazısına İYİ Parti’nin seçim sonucunu taşıdı.Yazısında seçim sonuçlarının adilce değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Ergin, İYİ Parti’ye uygulanan engellemelere ve imkansızlıklara dikkat çekti.Ergin, Millet İttifakı’nda CHP’nin HDP ile ilgili tutumunun İYİ Parti’ye olumsuz etki ettiğini savundu ve “İttifakın CHP kanadının HDP’ye dönük açılımları ve söylemi, partinin milliyetçi-muhafazakâr tabana istediği ölçüde nüfuz edebilmesini önledi” ifadelerini kullandı.Sedat Ergin’in yazısından öne çıkanlar şöyle:Bu seçimin en kritik bilinmezlerinden biri İYİ Parti’nin sandıkta alacağı sonuçtu. Bu partinin özellikle sağ seçmen tabanında yaratabileceği oy hareketleri, hem iktidar partisinin hem de MHP’nin seçim sonucu üzerinde belirleyici bir etki yapabilecekti.İYİ Parti, katıldığı ilk milletvekili seçiminde kendisini yüzde 10 bandına bitişik bir eşikte konumlandırırken, partinin genel başkanı Meral Akşener’in cumhurbaşkanı seçimi sandığındaki oyu yüzde 7.3 oranıyla bunun altında kaldı.Her iki sandıktaki sonuca bakarak İYİ Parti’nin iddialı hedefleri ışığında ‘başarısız olduğuna’ hükmeden yorumlara rastlamak mümkün. Ancak bu partinin performansını değerlendirirken, kanaatimizce ‘adil’ bir bakış açısı geliştirmek ve öncelikle şu faktörlere değinmek gerekiyor:

“İMKANLAR BAKIMINDAN EN DEZAVANTAJLI PARTİYDİ”

Birinci faktör, ilk kez bir seçime katıldığı için bu partinin elde ettiği sonucu karşılaştırabileceğimiz geçmişe ilişkin bir referans veri yok. Bu durumda denkleme yüzde 10 bandından dahil olmak yine de anlamlı bir sonuçtur.İkincisi, partinin geçen ekim ayında kurulduğunu unutmamak gerekiyor. Parti henüz örgütlenme, kadrolarını oluşturma çabası içindeyken baskın bir erken seçime yakalandı. Seçime en az hazırlıklı olan siyasi organizasyondu; kurumsal olarak bir seçim tecrübesi yoktu…Üçüncüsü, diğer partilerle kıyaslandığında mali imkânlar bakımından en dezavantajlı partilerden biriydi. Bir kere, büyük partiler gibi hazine yardımı alması söz konusu değildi. Kendi yağıyla kavrularak seçime katıldı.Dördüncüsü, kamuoyuna mesajını ulaştırabilmek açısından bu partinin rakiplerine kıyasla yarışı handikaplı bir durumda sürdürdüğü hususunda herhalde herkes hemfikirdir.Elimizi vicdanımıza koyarsak, İYİ Parti’nin ciddi imkânsızlıklar ve sınırların hâkim olduğu bir rekabet ortamında yarışmış olduğunu kabul etmemiz gerekir.

“CHP’NİN HDP TUTUMU HANDİKAP OLDU”

Bu kısıtlara ek, önemli bir siyasi açmazı da vardı İYİ Parti’nin. ‘Millet ittifakı’ içinde yer alması baraj engelini aşmasını sağlayarak parlamentoya soktu bu partiyi. Ama ittifakın CHP kanadının HDP’ye dönük açılımları ve söylemi, partinin milliyetçi-muhafazakâr tabana istediği ölçüde nüfuz edebilmesini önledi. AK Parti içindeki tepkili seçmenlerin bir bölümü son aşamada adres olarak yine MHP seçeneğine yöneldi.Önemli bir noktayı unutmayalım: Meral Akşener’in, CHP’nin aslında sıcak baktığı Abdullah Gül seçeneğine kapıyı kapatarak cumhurbaşkanlığı yarışının farklı bir yörüngeye girmesini engellemiş olması, İYİ Parti’yle ilgili değerlendirmeye muhakkak dahil edilmesi gereken bir konudur.Sonuçta, toplam 4 milyon 955 bin seçmen, yani yaklaşık 5 milyon insan İYİ Parti’ye oy atmıştır geçen pazar günü. Bu, henüz bir yaşına bile girmemiş bir parti için az bir sonuç değildir.*

“HEM AKP, HEM MHP HEM DE CHP’DEN OY ALDI”

İYİ Parti’nin performansının en çarpıcı yönü, hem AK Parti, hem MHP, hem de -daha az oranda olmakla beraber- CHP’den de oy alabilmiş olmasıdır. AKP ve MHP’den gelen oylarda geçmişte DYP ve ANAP seçmeni olan klasik merkez sağ kitlenin de bulunduğu anlaşılıyor. Bu yönüyle sağın bütün katmanlarından ve de soldan oy alabilen çoklu bir çekim merkezidir İYİ Parti. Yazıda yer alan ve Balıkesir ilindeki oy hareketlerini gösteren grafik bu durumu çok iyi yansıtıyor.Seçmen desteği tahlil edilirken altı çizilmesi gereken bir nokta, İYİ Parti’nin en yüksek oy oranlarına aslında merkez sağın eski oy kaleleri Ege ve Akdeniz bölgelerinde ulaşmış olmasıdır. Bu bölgelerde genellikle yüzde 12-20 aralığı içinde seyretmiştir partinin oyları. En yüksek oyu yüzde 20.3 ile Burdur’da almıştır. Bunu dokuzuncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in memleketi Isparta ve ardından Antalya izliyor.*

“YABANA ATILMAYACAK BİR BAŞARI KAZANDI”

Özellikle Antalya İYİ Parti’nin en önemli başarı öyküsüdür bu seçimde. Çünkü bu ilden üç milletvekili çıkarabilmiştir. Bu sonuçta DYP kökenli eski Antalya Belediye Başkanı Hasan Subaşı’nın listeye ikinci sıradan konulmasının yarattığı etkiyi kabul etmek gerekir.Burada beliren tablo, MHP tuğrasının kuvvetli bir şekilde hissedilmesine karşılık, merkez sağ çizginin ve bu geleneği temsil eden adayların İYİ Parti’nin aldığı sonuçta hiç de yabana atılmayacak bir etki yaptığını gösteriyor.Bu durum, İYİ Parti’nin geleceği açısından bir dizi kritik soruyu gündeme sokuyor. MHP kökleri ile geleneksel merkez sağ çizgi arasında etkili bir sentez kurup kuramayacağı, İYİ Parti’nin kalıcı mı yoksa konjonktürel bir parti mi olacağını da belirleyecektir.

loading...
Devamını Oku

Gündem Haber

Başdanışman Erdoğan’dan fena fırça yedi!

Published

on

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı İlnur Çevik, yandaş TV kanalına çıktı;”Seçimlerden sonra yeniden çözüm süreci olabilir” dedi. Başına gelmeyen iş kalmamış meğer!..Saray kaynaklarından ulaştığım bilgilere göre, R. Erdoğan, İlnur Çevik’i bizzat telefonla arayarak fena halde fırçalayıp çok sert sözler sarf etmiş. Bu  köşeye yazabileceğim kadarıyla, “Sen ne diyorsun kardeşim. Nereden çıkarıyorsun” demiş. Çevik de, yediği telefon fırçasından sonra etrafına epeyce bir ağlamış!..Siyasi partilerin milletvekili aday listeleri yarın YSK’ya teslim ediliyor. Dün, listesini teslim eden MHP dışında partilerde heyecan doruk noktasındaydı. R. Erdoğan’ın tek seçiciliği ve başta görevden el çektirilen belediye başkanları, teşkilat yöneticileri, Abdullah Gül çevresinin bu seçimlerde aleyhte çalışacağı endişesi ve bilgileri yüzünden AKP’de karamsarlık yüzlerden okunuyordu. “Seçimin kaybedilebileceği” ihtimalini açıktan konuşan Erdoğan’a öfke duyan AKP’li ünlü isimler kapalı kapılar ardında korkularını dile getiriyordu.Sahada, sürekli, anket çalışmaları yapan MAK Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Kulat ile konuştum. O da benzer endişeler sahip. Tüm sorularıma açıklıkla yanıt verdi Mehmet Ali Kulat. İktidar cephesindeki durumu şöyle özetledi:”AKP’den oy alıyor MHP. Af söylemi ile birlikte af çıkmasa da MHP’ye katkısı oldu. MHP’nin oy oranı çok düşmüştü. Şu andaki MHP’nin oy oranındaki görünen artış AK Parti’den giden oy, dışarıdan alınan oy değil. MHP, bizim tespitlerimize göre 4-5 puana inmiş durumda. Bunu da şuna bağlı olarak çıkarıyoruz; insanlara ‘7 Haziran’da ,1 Kasım’da kime oy verdiniz?’ diyoruz. AK partililerin bir kısmının MHP’ye vereceğini ifade ettiğinden bu hareketle çıkarıyoruz.”–Cumhurbaşkanlığı seçimi?..”Seçimin 2’nci tura kalma olasılığını daha fazla görüyorum. Ama Cumhurbaşkanı’nın performansını da son dönemde yapacağı çıkışları da  genelde hep gördüğümüz için bu seçim 2’nci tura yüzde yüz kalır demek zor, çünkü zaman var. Karasız seçmen sayısı iyice azaldı, kararını söylemeyen seçmen var. Cumhurbaşkanı seçiminde 48-49 bandında Cumhur ittifakı.”Bu seçimde de HDP’nin barajı aşıp aşamayacağı sorusu AKP için kritik önem taşıyor. Kulat, Güneydoğu’dan yeni döndü. Çalışmaları ve izlenimleri hakkında şu bilgileri verdi:”Başta Diyarbakır olmak üzere bölgedeki kanaat önderleri ile çeşitli görüşmeler yaptım. HÜDAPAR’ın da yetkilileri ile görüştüm. Bizzat  kendim de bulunarak nabzı tutmaya çalışıyorum. Benim kanaatim HDP barajı aşacak. Nasıl aşacak? Belki HDP şu anda oy potansiyeli olarak yüzde 10 görünmüyor ama  bu 2 ayrı nedenden dolayı görünmüyor: Birincisi; insanlar gerçek kanaatlerini ifade etmiyor, farklı endişelerden dolayı, ikincisi de CHP’li seçmen imece usulü siyaseti sevmeye başladı. Vekil verdi, Cumhurbaşkanlığı adaylığı için farklı partilere imza desteği verdi. Elimdeki verilere göre,  seçimlerde de yapacağını düşünüyorum. Araştırmamızda şunu sorduk ‘7 Haziran da kime oy verdiniz, 1 Kasımda hangi partiye oy verdiniz?’ Farklı dönemlerde verdikleri oyları inceleyerek görmeye çalışıyoruz. Bir mezhepsel  araştırma  yapmıyoruz ama seçmenin oy kullandığı bölgelere bakarak Tunceli gibi bölgelerde daha önce CHP’ye oy verdiğini, söyleyen seçmenin bir kısmının  HDP’ye oy vereceğinin kanaatindeyim.”Sarayda ve AKP’de seçimi kaybetme korkusunun olduğunu ve bunun  dillendirildiğini de hatırlattım Kulat’a… Şunları söyledi:”Ben çok net söyleyeyim, bugün daha net görüyorum; böyle bir hava var. Seçim kaybedecek endişesi içinde meselelere yaklaşılıyor. Bu anlamda herkes gördüğüm kadarıyla çözüm üretmeye çalışıyor.”Mehmet Ali Kulat’ın, “Son çıkarılan paketlerdeki afların -mali afların kastediyorum- verilen paraların falan oya yansıdığını görmüyoruz” tespiti de oldukça manidardı.Seçimleri kaybetme telaşı yüzünden saray cenahı oldukça  gergin. R.Erdoğan’ın çok agresifleştiği konuşuluyor. Kulağıma gelen bilgilere dayanarak söylüyorum; Haziran ayı başı özellikle seçime 10-15 gün kala iktidar cephesi seçim atmosferini iyice gerecek planlar üzerinde çalışıyor. Erdoğan’ın “kriz yönetimi” algısına katkıda bulunmak için (!) ortaya çıkabilecek provokatif senaryolara karşı çok dikkat!..

loading...
Devamını Oku

Gündem Haber

Sen değil misin Gül’ün tavsiye ettiği Ekmeleddin’i aday yaptıran!

Published

on

Kasrı Kanço’nun PKK, pardon, HDP’li ağası Ahmet Türk adayını açıkladı:

-“Kürtler ikinci turda Abdullah Gül’e oy verir.”

Belli ki CIA güdümündeki Kandil’den talimat bu şekilde.

Sadece Kandil değil, ABD-AB-FETÖ yandaşı kalemşörler aldıkları talimat gereği olarak Gül için taaruza geçtiler.

FETÖ sözcüsü Emrullah Uslu’nun dünkü mesajı şu:

-“Kansız değişim için Sayın Gül sahaya inmeli.”

Kaçak Ergun Babahanlar, Hasan Cemal’ler, Ufuk Uras’lar, Mehmet Bekaroğlu’lar, Doğan Akın’lar, Fehmi Koru’lar, Aslı Aydıntaşbaş ve bilumum neo-liberal tayfa zemberekten boşanırcasına aynı şeyi dillendiriyor.

Evet bu işin içinde bir çapanoğlu var, zira Abdullah Gül kendi de bilir, normal şartlarda “Çatı aday” olsa bile asla seçilemez.

Belli ki anormal şeyler olacak.

Fısıltılara göre Tayyip Erdoğan’ı siyaseten süpürecek büyük emperyal bir operasyon eşikte.

Bunun için onun yerine çok güvendikleri Abdullah’ı yedekliyorlar.

Aman dikkat!

***

BU ADAMI KÖŞK’E SEN ÇIKARDIN BAHÇELİ!

Duydunuz mu Devlet Bahçeli, Abdullah Gül için, “Pensilvanya’nın tezgahına düştü” diyerek ihanetin kıyısında gezindiğini söyledi.

Gece yarısı karanlığına doğru günaydın ey Bahçeli….

İyi de bu Abdullah Gül’ü , 2007’de Tayyip Erdoğan’a rağmen Cumhurbaşkanı yapan sen değil misin!

Erdoğan, Vecdi Gönül’ü aday yapacak iken onu Gül’e mecbur eden kimdi?

Dahası, sen değil misin 2014’de yapılan Cumhurbaşkanlığı seçiminde Abdullah Gül’e gidip adayımız ol diyen?

Sen değil misin Gül’ün tavsiye ettiği Ekmeleddin’i aday yaptıran!

Sen değil misin onlarca yıl önce Türklüğü hedef alan bu adama akıl danışan?

Bütün bunları yapan sen şimdi bari sus ve tövbe et ve geçmişinle hesaplaş!

***

Reklamdan sonra devam ediyor

FETULLAH: KÂBE Mİ NAMAZ MI?

CHP’li Özgür Özel Meclis’te elindeki fotoğrafı göstererek AKP Grup Başkanvekili İlknur İnceöz’a şunu söylüyor:

-”Sizin TMM’de başınız açık ama Fetulah’ın huzuruna çaktığınızda fotoğrafta görüldüğü gibi başınız kapalı.”

Özel devam etti:

-”Orası kutsal bir yer mi? O namussuzun (Fetulah) yanında niye başınız örtülü?”

İlknur Hanım’ın dili tutuluyor ve o soruya cevap veremiyor…

Biz de soralım:

Ey İnceöz ve benzerleri… Fetulah haşa Namaz mı, Kabe mi, Cami mi ki huzuruna çıktığınızda saçınızı örttünüz?

***

YAPMA AZİZ BEY, ŞENOL TİYATRO YAPMADI!

Ne Aziz beye ne de Aykut Hoca’ya yakışmıyor.

Vay efendim Şenol Güneş tiyatro yapmışmış!

Adamın başında 5 dikiş var görmüyor musunuz?

Ne yani o dikişler tiyatro diye mi atıldı?

Bu yaptıklarınızla benim gibi iyi bir Fenerbahçeliyi bile çıldırtıyorsunuz.

Sırf koltuğu muhafaza adına insanların onuru ile oynamak ayıp ötesi değil mi?

***

ANKETLERE İNANMAYIN

Bugünden itibaren hiçbir kamuoyu araştırma sonucuna inanmayın, niye mi?

Türkiye’de bu iş artık tamamen propagandaya endekslendi de ondan.

Hakan Bayrakçı dışındaki hiçbir araştırmacı bağımsız değil.Tamamına yakını iktidar güdümlü yani paralarını onlar ödüyor. Dolayısıyla görevleri algı oluşturmak.

Buna ilaveten vatandaş korkuyor.

Eğer AKP’li değilse partisini açıklayamıyor.

Siz siz olun anketçi ler konuşurken o kanalı hemen değiştirin…

loading...
Devamını Oku

Gündem Haber

Bunun adı baskın seçim!..

Published

on

Lafı öteye beriye çevirmenin ve de uzatmanın hiç manası yok!.. Ne kadar inkar ederlerse etsinler danışıklı dövüş olduğu resmen ortaya çıktı. Yarım saatte “erken seçime” ve de 24 Haziran’a karar verdiler öyle mi?.. Öyleyse dün televizyonlardan heyecanla takip ettiğiniz dışa yansıyan görüntülerin analizi ile işe başlayalım:1- İktidarın ve yavru iktidarın baskın seçim hamlesi sorunları çözme amacından çok iktidarlarının süresine ilave süre ekleme amacına odaklıdır.2- Bunun en önemli göstergesi “erken seçim” önerisi getiren iktidarın küçük ortağının büyük ortak ile Cumhurbaşkanlığı makamında görüşmesidir. Aslında siyasi geleneklere göre bu görüşme AKP Genel Merkezi’nde yapılması gerekiyordu.3- Sarayda verilen fotoğrafa baktığınızda iki siyasi partinin liderinin görüşmesinden çok devletin başına arza çıkmış bir bürokrat fotoğraf görüntüsü izledik.3- Cumhurbaşkanlığı forsu önünde verilen poz, oturma düzenine baktığımızda  karşılıklı müzakereye imkan veren oturma düzeni değil adeta bir üstün astı ya da kıdemli birisinin kıdemsiz birini kabul ettiğini gördük. Halbuki olan biten, seçim ittifakı kuran 2 siyasi partinin liderlerinin görüşmesidir. 24 Haziran tarihli baskın seçim kararı da AKP-MHP ortaklığı önerisiyle TBMM’de değil sarayda Cumhurbaşkanınca alınmıştır. Bu da 16 Nisan’daki anayasa değişikliğini henüz yürürlüğe girmeyen hükümlerinin uygulanmasıdır.4- R. Erdoğan, henüz yürürlükte olmayan anayasa hükümlerinin birini de kullanmıştır. Yürürlükteki anayasanın vermediği yetki kullanılmıştır.Evet, bunun adı düpedüz baskın seçimdir!..Uyum yasaları henüz çıkmamıştır. Cumhurbaşkanlığına adaylık sürecinin şartları ortada yoktur. Belli ki, iktidarın büyük ve yavru ortağı alternatifsiz bir seçim planlamaktadır. Bu hamle ile hem Cumhurbaşkanlığı adaylığı için adı geçen Abdullah Gül’ün hem de adaylığını kesin bir dille aylar öncesi ilan eden İYİ Parti lideri Meral Akşener’in önü kesilmeye çalışıldığı apaçık ortadadır. Şöyle bir düşünün; bu sıkışık seçim takvimi içerisinde Cumhurbaşkanlığı adaylığına 100 bin imza toplamak için 48 saat süre tanınsa ne olur?.. Hem zaman sıkışıklığı hem de maddi imkanlar açısından!.. Diyelim ki, olası adaylar bu işi 48 saat içinde tamamladı… İktidarın uydusu haline gelen YSK başvuruları inceledi ve imzaları hatalı veya uygun bulmadı ve bir bölümünü iptal etti. Peki sonrası bu sıkışık süre içinde nasıl olacak?. Adaylara imzaları tamamlamak için yeterli süre verilecek mi?.. Bu durumda ne oluyor? İktidarın işine geldiği için sadece CHP’ye aday çıkarma şansı tanınıyor!..Anlayacağınız dünkü zirveden baskın seçim ile birlikte hilkat garibesi çıktı!..Kararın açıklanmasının ardından Ankara kulislerinin nasıl dalgalandığı ve karıştığı ayrı bir yazı konusu. Saraydan sızan bilgilere göre, önümüzdeki günlerde Kandil operasyonları gibi hamleler, ekonomik toplumsal sübvansiyon kararları gibi de seçim yatırımları işiteceğiz. Yani; millî duyguların çok ön plana çıkarılacağı hamasi bir seçim kampanyası göreceğiz.***Şimdi şu fotoğrafa iyice bir bakın!… Bu da ne mi?.. Geçtiğimiz hafta içinde AKP’den çok önemli 3 isim İngiltere’ye gitti, Efkan Ala, Mehdi Eker, Taner Yıldız… “Çözüm süreçlerini” incelemek için. Davetli oldukları yerin ismi: Kısa adı DPI olan Democratik Progress İnstitute… İngiltere derin devletine bağlı bir düşünce kuruluşu. AKP’li bu 3 ismin R. Erdoğan’dan gizli bu ziyareti gerçekleştirmesinin imkanı var mı?.. Yok!.. Girin internete, ziyaretle ilgili fotoğraf ve bilgiler DPI’nın resmi sayfasında hâlâ duruyor. Bu ziyaret, Türk kamuoyundan itina ile saklandı. Görüşmelerde kimler yok ki, DPI’nın “Kürt asıllı liberal” olarak bilinen CEO’su Kerim Yıldız, İrlanda eski Dışişleri Bakanı Dermot Ahern, İngiltere derin devletinin askerleri… Ankara kulislerinde uzun bir süredir konuşulan ve  benim de bu köşeden defalarca dile getirdiğim iktidarın yeni “çözüm süreci” arayışları ve Erdoğan’ın bunun için İngiltere ile yürüttüğü arka kapı diplomasisi iddiaları var… Acaba AKP’nin 3’lüsü Erdoğan’a İngiltere temasları ardından ne rapor verdi?. Bu gezinin ardından danışıklı dövüş olduğu ortaya çıkan baskın seçim süreci açıklamaları ve görüşmelerinde neden gaza basıldı?. Birilerinin neye çok acelesi var?..Hatırlayın!.. Dünkü yazımızı, NATO Genel Sekreteri’nin Ankara’ya ziyaretinin ertesi günü Doktor Devlet Bahçeli’nin “erken seçim” çağrısını yapmasının çok manidar olduğunu dile getirerek bitirmiştim!..Acaba, iktidarın süresi uzatılarak Oslo sürecine format mı atılmaya çalışılıyor?..

loading...
Devamını Oku

Gündem Haber

15 yılda Atatürk, 15 yılda Tayyip!

Published

on

Dün itibarıyla Tayyip Erdoğan, Cumhuriyetle beraber iktidarda en uzun süre kalan lider konumuna yükseldi.

Evet Erdoğan, Atatürk’ün 5492 günlük iktidar süresini önceki gün geçti.

Gelelim iki liderin 15 yıllık bilançosuna:

* Atatürk; dağılan bir imparatorluğun küllerinden yeni bir devlet kurdu, Tayyip Erdoğan’ın kendi ifadesi, devlet bugün yeniden kurulmaya muhtaç halde.

TÜRK MİLLETİ, KALKINMA VE BORÇLANMA

* Atatürk çok milletli imparatorluk halkından milli bir ulus yani Türk milletini yarattı. Tayyip Erdoğan yaratılan Türk Milleti ifadesini uzun süre ağzına almayıp, Türklüğü alt kimlik sayıp, ümmet ve “Bu Millet” gibi yeni kavramlar icad etti.

* Atatürk; 1929 büyük dünya ekonomik krizine rağmen yüzde 8.5’lik bir kalkınma ortalaması sağladı, Tayyip döneminde bu rakam yüzde 4.5 ‘tir.

*Atatürk döneminde, bırakın dışarıdan bir kuruş borç almak, Osmanlı’nın borçları ödenirken, Tayyip Erdoğan 15 yılık iktidarında tamı tamına 331 milyar dolar dış borç alındı.

ÜRETİMDEN PEŞKEŞE

* Atatürk döneminde bütün Türkiye’de onlarca fabrika açılıp üretim seferberliği yaşanırken, Tayyip iktidarında devletin bırakın fabrika kurması, Atatürk döneminde kurulan fabrikalar satışa çıkarılıp o paralar faize verildi….

Reklamdan sonra devam ediyor

* Atatürk döneminde bir lira bile faize verilmezken ,Tayyip iktidarında 15 yılda ödenen dış faiz toplamı 150 milyar dolardır. İçerde bankalara ödenen faiz ise 650 milyar (katrilyon) TL’dir.

* Atatürk döneminde Türkiye o günün teknolojik koşulları ve maddi imkansızlığa rağmen uçak üretip satarken, Tayyip iktidarında Türkiye hâlâ kendi otomobilini bile üretemiyor.

ATATÜRK-İSLAM-SUUD-HATAY VE 12 ADA

* Atatürk iktidarında Suud Kralı, vahhabi inancına göre Hazreti Muhammed’in türbesini kaldırmaya çalışırken, Mustafa Kemal’ın verdiği “Peygamberimizin mezarına dokunursan ordumu alır aşağı inerim” ültimatomu ile anında çark ederken, Tayyip iktidarında Suudiler tarihimize ve ecdadımıza sövüp, Türkiye’ye açıktan hasımlık yapabiliyor.

* Atatürk iktidarında bölge ülkelerinin tamamı dost, Türkiye bölge lideriydi, Tayyip iktidarında bölgede tek dost kıytırık Katar!

* Atatürk iktidarında zaman içinde Hatay gibi unsurlarımız yeniden Türkiye’ye dahil edilirken, Tayyip iktidarında Lozan’a göre Türkiye’ye ait olan 18 ada Yunanistan tarafından işgal edildi.

KOZMİK ODA VE AYRIŞMA

* Atatürk iktidarında emperyalizmin güdümüne giren Tekke ve Zaviyeler kapatılarak, devlet ve dinimiz İslam temiz kalıp korunurken,Tayyip iktidarında siyasal islamcı vakıf ve dernekler devlette yer buldu. Dahası, FETÖ gibiler ise devletin yargısı ve ordusu dahil bütün kurumlarını ele geçirir hale geldi.

* Atatürk iktidarında devlet sırlarını korusun diye Kozmik Oda kurulurken, Tayyip iktidarında o Kozmik Oda’ya, siyasal İslamcı casus FETÖ çetesinin girmesine ve onlarca yılık devlet sırlarını çalmasına izin verildi.

* Atatürk döneminde Türkiye her bakımdan tek yumruk iken, Tayyip iktidarında insanlar siyaset, inanç ve etnik temelde ayrışmalar yaşıyor.

loading...
Devamını Oku

Facebook Sayfamız

Gündem Haber11 ay ago

Canan Karatay gerçek tıbbın 10 şifresini anlattı

Gündem Haber11 ay ago

Ahmet Hakan ‘şaşırmayın’ deyip açıkladı: Yakında AK Parti ve MHP’den

Gündem Haber11 ay ago

Büyük şehirleri kan gölüne çevireceklerdi Diyarbakır’da yakalandılar

Gündem Haber11 ay ago

Eğitim değil Çin işkencesi! 5 yaşında ama…

Gündem Haber11 ay ago

Şehit babasının anlattıkları kan dondurdu

Gündem Haber11 ay ago

Tek tip askerliğin detayları belli oldu

Gündem Haber11 ay ago

Çin zulmünden kaçarak Türkiye’ye sığınan Uygur Türklerine skandal muamele

Gündem Haber11 ay ago

Kızı okuldan ağlayarak dönünce…

Gündem Haber11 ay ago

‘Genel Emir’ yayımlandı, bundan sonra bunu yapan yandı

Gündem Haber11 ay ago

İstanbul’da markette kâbus dakikaları!

Gündem Haber11 ay ago

MHP’li Bülent Karataş: Af çıkmazsa cezaevleri karışır

Gündem Haber11 ay ago

Bakan Akar’dan askerlik açıklaması Tek tip askerlik mi geliyor?

Yaşam11 ay ago

Uzman çavuşların eğlencesi kanlı bitti

Gündem Haber11 ay ago

Halk otobüsünde küçük kıza taciz anı kameralara yansıdı

Yaşam11 ay ago

Vergi indirimi ile beyaz eşya fiyatları ne kadar olacak?

Genel11 ay ago

General Motors’tan flaş karar! Tam 18 bin kişi işten çıkarılacak!

Genel11 ay ago

İstanbul’un Ekim ayı enflasyonu belli oldu! İşte İTO’nun açıkladığı rakamlar

Gündem Haber11 ay ago

İşte Melih Gökçek’in MHP kararı! Mehmet Özhaseki açıkladı

Genel11 ay ago

Milli Eğitim Bakanlığı 20 bin sözleşmeli öğretmen atamasını açıkladı

Gündem Haber11 ay ago

Meghan Markle transparan eteğiyle dünyayı şoke etti!

Gündem Haber11 ay ago

Devlet Bahçeli’den cumhur ittifakı talimatı

Gündem Haber11 ay ago

Soğandan kötü haber! Tam 10 kat artacak

Gündem Haber11 ay ago

İşte büyük şehirler için AKP’de öne çıkan isimler

Gündem Haber11 ay ago

5 milyon Suriyeliyi barındıran Türkiye’ye soydaşımız 11 Uygur Türk’ü fazla mı geliyor?

Gündem Haber11 ay ago

PKK’nın kritik ismi Şırnak’ta sağ ele geçirildi!

Gündem Haber11 ay ago

Mediar Araştırma Şirketi’nin son anketi bomba İşte İstanbul’daki oy oranları

Gündem Haber11 ay ago

Bedrettin Dalan’dan MHP’ye yanıt İstanbul adayı olacak mı?

Yaşam11 ay ago

Bakırköy’de korkunç kaza! Çok sayıda yaralı var

Gündem Haber11 ay ago

Bir şirket daha konkordato ilan etti

Gündem Haber11 ay ago

Merkez Bankası merakla beklenen enflasyon tahminini açıkladı! İşte o rakam…

Gündem Haber11 ay ago

Kız kardeşiyle ilişkisi olduğunu öğrenince…

Gündem Haber11 ay ago

Bebekli kadını döverek bayılttı

Gündem Haber11 ay ago

AK Partili isimden çarpıcı Melih Gökçek yorumu! Aday olursa…

Gündem Haber11 ay ago

O şirketten çarpıcı kriz anketi!

Gündem Haber11 ay ago

Hulusi Akar’dan Fırat’ın doğusuna operasyon mesajı!

Yaşam11 ay ago

İşte FSM’den atlayan taksicinin son durumu!

Yaşam11 ay ago

Antalya’da uçak kazası! Kurtarma ekipleri bölgeye gitti

Gündem Haber11 ay ago

Erdoğan’dan Melih Gökçek açıklaması

Gündem Haber11 ay ago

Devlet Bahçeli’den EYT için yeni karar! Israrcı değiliz

Gündem Haber11 ay ago

Akşener’den Erdoğan’a maaş zammı tepkisi

Çok Okunanlar